Ben Esra telefonda seni bosaltmami ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Şirkete Müdür Olmamla Değişen Seks Hayatım 10
Sinem teşekkür ederek, beni affettiğini söyledi. Yemeğimizi yedikten sonra otele döndük. Hızlıca eşyalarımızı toparladıktan sonra resepsiyona indik. Çıkışımızı yapıp, oteldeki harcama hesabını da şirkete gönderdik. Saat 19:45’e doğru hemen havalimanına geldik ve kontrolden geçerek uçağa bindik.

Türkiye’ye geldiğimizde Cumartesi gününe girmiştik. Valizlerimizi aldık. Uçağın sürekli sallanmasından dolayı adam gibi bir uyku çekememiştik ikimiz de. Hemen bir taksi çevirdim havalimanı önünden ve direkt benim eve geldik. Hızlıca evime girdikten sonra bavulları hemen koridorda bıraktık ve yatak odama geçtik. Sinem üzerini çıkartırken bir yandan da telefonda kocasıyla konuşuyordu. Cumartesi akşamüzeri Türkiye’ye ineceğini söylüyordu. Teknik bir aksaklıktan sonra dolayı uçağın kalkmadığını falan söyledi. Sinem ardından telefonu kapattı ve komidin’in üzerine bıraktıktan sonra iç çamaşırlarıyla yanıma yattı.

Normalde ateşli bir sevişme yaşardık, ama ikimizin de hali yoktu, yattıktan saniyeler sonra uykuya dalmışız. Saat 16:00 gibi ben uyandım. Sinem halen uyuyordu. Kalktım. Karnım acıkmıştı biraz. Mutfağa gidip dolaba baktım, ama iş gezisi yüzünden alışverişi aksattığımdan pek bir şey yoktu. Dışarıdan sipariş verecektim mecburen. Telefonu aldım yatak odamdan ve 2 adet büyük boy pizza siparişi verdim. Dolapta 4-5 adet bira kalmıştı. Yarım saat içinde geldi pizzalar. Gidip Sinem’i uyandırdım, “Hadi kalk yemek yiyelim!” dedim. Beni görünce gülümsedi ve “Tamam geliyorum!” dedi. Sinem yüzünü yıkarken, ben mutfağa giderek hazırlamaya başladım masayı.

Üstümüzde iç çamaşırlarımız vardı sadece. Yemeğimizi güzel bir sohbet eşliğinde yedikten sonra ben televizyonun karşısına geçtim. Sinem ise yatak odasına giderek dinlenmesine devam etti. Televizyonda pek bir şey yoktu. Sinem birazdan gidecekti ve bu anı iyi değerlendirmem gerekiyordu. Hemen kalktım, televizyonu kapattıktan sonra yatak odasına gittim. Sinem yatakta yüz üstü uzanmış yatıyordu. Hemen yanına gittim ve omuzlarını tutarak okşamaya başladım. Masaj yapıyorum Sinem’e, o da yavaş yavaş gevşemeye başladı. Arkasından yavaş yavaş sırtına doğru inmeye başladım. Sinem’den ara sıra inleme sesleri geliyordu hafiften. Elimi bacağına attım. Okşamayla karışık masaj yapar gibi ellemeye başladım. En sonunda ellerim kalçasına geldi ve kalçalarını yoğurmaya başladım.

Ben hamle yapmadan kafasını kaldırdı ve elini boynuma atarak kendisine doğru çekti ve dudağıma yapıştı. Öpüşürken yanına yattım ve öyle devam ettik. Bu arada bembeyaz bacaklarını da okşamaya başlamıştım. Sinem acayip azmış gibiydi, anlaşılan dünkü sikiş yetmemişti ona. Saçlarını okşamaya başladım ve dudaklarından yavaşça boynuna kaydım. Boynunu öptükçe Sinem biraz daha inliyordu. Elimi sırtına attım ve südyenini çıkarttıktan sonra kenara atarak göğüslerine yapıştım. Göğüslerini emerken bir yandan da yalıyordum.

Sinem’in göğüs uçları iyice büymeye başladı. Beni de bir ateş sarmıştı. Çok fazla kalmak istemiyordum göğüslerinde. Kalktım, Boxeri çıkartıp Sinem’in yanına geldim ve bacağımı yatağın kenarına koyduktan sonra yarrağımı yüzüne iyice yaklaştırdım. Sinem bir hamlede yarrağımı ağzına aldı ve deli gibi sakso çekmeye başladı. Ben ise ellerim göğüslerinde okşamaya devam ediyordum. Sinem iyice hızlanıyordu, ara sıra sikimin başına değen dili beni iyice boşalmaya yönlendiriyordu. Sinem’in ağzına atacaktım ilk postamı, karar vermiştim.

Hiç söylemedim ve boşalacağım zaman ağzına akıttım tüm döllerimi. Sinem önceden yaptığı gibi döllerimi yuttuktan sonra yatağa sırt üstü yatıp altındaki külotu çıkarttı, sonra bacaklarını açtı. Hemen eğildim ve yanan, sulu amcığına parmağımı soktum. Klitorisini de emmeye başladım. Bu arada Sinem zevkten yatakta kıvranıyor, “Immhhh!” diye inliyordu. Sinem’in amından parmağımı çıkarttım ve dilimi atmaya başladım. Sinem göğüslerini okşarken iyice inlemeye başladı ve en sonunda kasıla kasıla orgazm oldu. Sinem orgazm olmasına rağmen halen eski azgınlığındaydı. Ayağa kalktım, yeni yeni sertleşmeye başlayan yarrağımı Sinem’in amına getirdim ve biraz deliğinde beklettim.

İçine sokmamla beraber, Sinem, “Ohhh, çok güzel!” diyerek kendini bana çarptırmaya başladı. Sinem’i bu kadar azgın çok az görmüştüm. Ben de yaptığı hareketlerle iyice azıyordum. Sinem suratıma öyle bir ifadeyle bakıyordu ki, kendimi kaybetmemek için zor tutuyordum. Sinem’in amını hızlı hızlı sikerken çenesinden tuttum ve hafifçe bir tokat attıktan sonra dudaklarına yapıştım. Göğüslerini sertçe sıkıyordum. Sinem ise bundan gayet hoşnut bir şekildeydi, ama yine telefonun çalmasıyla ikimizinde konsantrasyonu bozuldu. Sinem beni durdurdu ve yataktan kalkarak telefonunu aldı. Açtı ve “Efendim kocacım?” dedi. Bir süre dinledikten sonra, “Evet indim indim, taksiye bineceğim şuan!” dedi. Arkasından ise, “Tamam, en geç 45 dakika’ya evdeyim hayatım. Öptüm…” deyip kapadı, “Yine yarıda kesilecek ya!” dedi mutsuz bir ifadeyle.

Sinem hemen önüme geldi ve eğilerek yarrağımı ağzına aldı. Hırslı bir şekilde emiyordu, tekrardan ağzıyla boşaltacaktı beni. Zaten kendimi zor tutan ben çok geçmeden Sinem’in ağzına 2. Postam olmasına rağmen oluk oluk boşaldım. Sinem ayağa kalktı ve banyoya giderek ağzını yıkadıktan sonra hızlıca giyindi ve valizini aldıktan sonra çıktı. Hemen bir taksi durdurup evine gitti.

Ben ise o günümü dinlenerek geçirdim. Sinem beni saat 22:00 gibi aradı, “Naber?” dedi. Ben de, “İyiyim, senden?” dedim. “Ya kocam seninle tanışmak istedi, iş gezisine beraber gittik ya. Tanışalım diyor. Gelebilir misin yarın?” dediğinde, “Olur, tabi gelirim!” dedim. Sinem de, “Tamam, yarın saat 20:00 gibi bekliyorum!” dedi ve telefonu kapattı.

Ertesi gün saat 19:00 gibi arabama atladım. Tekel bayiine uğrayarak bir şişe rakı aldım, birkaç tane de meze alıp Sinem’lerin evinin yolunu tuttum. Zile bastım. Kapıyı bana küçük bir çocuk açtı. Bu arada Sinem mutfaktan çıkarak, “Aa Engin, hoş geldin!” dedi. “Hoş bulduk!” diyerek içeriye girdim. Bir anda tuhaf olmuştum, Sinem’e çok benziyordu çocuk, ama benim bildiğim Sinem’in çocuğu yoktu. Sinem’e bunu soracaktım. Salona geçtim ve kocası ile tanıştım. İbrahim’di adı, 29 yaşında, benim boylarımda, hafiften karizmatik, ama biraz mıymıntı bir adamdı. Çekingen davranıyordu nedense bana karşı.

Sinem bu arada içeriye geldi. Resmi iki iş arkadaşı gibi davranıyorduk. Ben, “İzninizle bir su içeyim…” dedim ve kalktım, mutfağa gittim. Amacım Sinem’e çocuğu sormaktı. Mutfağa girdiğimde bir kızla karşılaştım. Tanıştık onunla, ismi Rabia’ydı. 22 yaşındaymış, aynı Sinem’e benziyordu, sadece biraz daha ince vücudu vardı Sinem’den. Göğüsleri biraz küçük, kalçaları da çok büyük değil, ama kendini belli ediyordu. Sinem’in kardeşiymiş, çocuk ta onunmuş. Bunu duyunca yüreğim ferahladı. Suyumu içtikten sonra sigara içmek için balkona çıktım. Balkondaki divana oturdum ve sigaramı yaktım. Birkaç dakika sonra yanıma İbrahim geldi ve o da bir sigara yakarak konuşmaya başladı. Ben onu dinliyordum. Rabia da yanımıza geldi, plastik sandalye’ye oturdu ve bir sigara da o yaktı.

Güzel bir sohbet dönüyordu aramızda. Rabia birden aşağıya bakarak, “Geliyor benimki!” dedi. Ben de kafamı hafiften uzattığımda, 1.80 boylarında, iri yarı, esmer bir adamın geldiğini gördüm. Birkaç dakika sonra zil çalındı. Adam direkt balkona geldi ve kendini tanıştırdı. Halil imiş adı. Rabia gibi bir kıza göre biraz yaş farkı vardı aralarında. 30 yaşındaydı Halil. Rabia, Halil’i görünce biraz rahatsız oldu ve hemen yanımızdan kalkarak içeriye gitti. Halil, Rabia’nın kalktığı yere oturdu, o da bizimle beraber sohbet etmeye başladı. Biraz kaba saba ve siniri bir adam gibiydi, o yüzden Rabia rahatsız olmuştu. Biz konuşurken Sinem içeriden, “Yemek hazır beyler, haydi sofraya!” dedi. Sinem evde olmasına rağmen çok şık giyinmişti. Kahverengi bir bluz ve altına da diz kapağının altında krem renkli, biraz bol bir etek giymişti.

Oturduk, yemeğe başladık. Rabia sürekli bana kaçamak bakışlar atıyordu. Yemekte 1 saat kadar vakit geçirdikten sonra saat 22:00 gibi salona geçtik. Rabia ve Sinem mutfakta meze, içki hazırlarken, biz de üç erkek içeride konuşuyorduk. Aklım Rabia’da kalmıştı, giydiği siyah dar pantolon aklımı alıyordu. Hanımlar sırayla servisleri yapmaya başladılar ve saat 23:30’a kadar içtik. Ben gitmek istemiyordum açıkcası ve ayağa kalkınca hafifçe sendeledim. Koltuğa oturttular beni hemen. İbrahim, “Bugün burada kal sen!” dedi. Bu benim için güzel bir haberdi, ama ilk başta, “Yok ben giderim ya, rahatsız etmeyeyim!” dedim. Zorla evde kalmam için ikna ettiler beni, ben de kabul ettim.

Ben Esra telefonda seni bosaltmami ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32