Voyeur Sex

Annem, Teyzam ve Anılar

İnsanın kişiliği ve hatta kaderi cinsel yaşamı ve ilgi duyduğu cins (hemcins ya da karşı cins) bağlamında anlam kazanıyor sanırım. Belki de yaşadığı travmatik olaylarla dengesini yitiren birinin sanrılardır bunlar. Hiçbir fikrim yok. Hiçbir şeye iyi ya da kötü dememeyi öğrendim, yaşadıklarımız bize ait, kabullenmek en iyisi. İyileşmenin ve unutmanın da en iyi yolu bu. Ulan bu ne biçim giriş be diyorsunuz muhtemelen, anlatmaya başlayayım o zaman.

escort bayan gidiyorum. Tek çocuğum, sıradan, hayatı ve kendisini yeni yeni tanımaya çalışan bir genç düşünün, işte o benim. Teyzemlerle Ümraniye’de oturuyoruz. Ortak bir yazlığımız var Ağva’da. Annem, teyzem ve ben oraya gidiyoruz, eniştem ve babam sonra gelecekmiş. Yeni yeni tanıyorum dedim ya her şeyi, o sıralar 31 çekmeye başlamışım ve bu yepyeni şey bana hiç tatmadığım zevkleri yaşatıyor. Kadın diye bir şey var artık benim için, erkekliğe ve ilk gençliğe adım atılan yıllar bunlar. Plajda kadınların bikinilerine bakıyorum, göğüsleri, kolları, bacakları her şeyi ilgimi çekiyor. Eve kendimi zor atıp asılıyorum sikime.

Üç gün olmuş yazlığa geleli, yine kendimi zor atıyorum eve, odam 2. Katta. Pencereyi kapayıp hemen başlayacağım ama tam perdeyi çekerken teyzemi görüyorum. Teyzem, ahhh teyzem. Otuz altı yaşında, buğday tenli, aynı boydayız 175. İncecik vücudu var, bir manken gibi güzel. Müjde Ar’a benziyor, inanın abartmıyorum. Turuncu renk bikini var üstünde, altındaki siyah. Dut ağacından düşen dutları yiyor. Ayağa kalkıp eğiliyor. Dikkatimi uzaklaştırmak istiyorum. Ayıp, günah ve ahlaksızlık bu. Elim sikimde, teyzem hemen aşağıda. Plajdakilerden daha güzel. Kendime engel olamıyorum. Sikimi okşuyorum. Nefesim sıkışıyor ve o en zor anımda annem çağırıyor: “Batu aşağıya gel”

İki defa üsteliyor, itiraz edemeden iniyorum. Annemin üzerinde de keçiören escort bikini var, alt-üst beyaz. Annem teyzemden beş santim filan kısa, dört yaş daha küçük. En az on kilo fazlası var, biraz balık etli ama fazla kilolu değil kesinlikle. Plajdan gelmiş, iki bira açmış, bana da kola koymuş. Teyzem geliyor, koltukta yanıma oturuyor. Kokusu geliyor, bacakları, memelerinin güzelliğiyle geliyor, yarı çıplaklığıyla geliyor. Parmakları ve incecik dudakları mosmor olmuş dut lekesinden, Bacakları hemen önümde, o uzun güzel bacakları uzatıyor, bakmadan duramıyorum. Öyle toy ve aptalım ki….

– Bana mı bakıyorsun lan (gülerek)
– Yoo (5-6 saniye duraklıyorum bunu söylemeden önce, kızarıp bozarıyorum. En sevmediğim huyum.)
– Meraklısıysan açalım oğlum (daha fazla gülüyor)

Annem tam karşımda oturuyor. İlk kez oluyor o an. İlk kez görüyorum. Bir çırpıda bikinisinin üstünü çıkarıyor. Hayatımda ilk gördüğüm memeler, annemin memeleri. Bembeyaz iri ve dik memeler. Dünyanın en güzel memeleri. Teyzem annemden daha güzel çünkü teyzem manken gibi. Ama annem de güzel, annem diye söylemiyorum vücudu ve memeleri çok güzel, teyzeminkilerden güzel. Kalkıyorum koltuktan, utanıp odama çıkarken teyzem Nuray, “seninki utandı” diyor anneme. O da çocuk daha diyor benim için.

Dört gün daha geçiyor, günde iki defa otuz bir çekiyordum önceden, şimdi beş defa. Duşta, banyoda teyzemin ve annemin kirli sütyen ve külotlarıyla, yatakta, bazen yatağın üzerine abanıp bir kadın siker gibi gidip geliyor ve çarşafın üzerine boşalıyorum. Saat gecenin ikisi, sıcaktan uyunacak gibi değil, aşağı inmeye karar veriyorum. Merdivenin başında duruyorum, annemle teyzem hararetli bir şekilde konuşuyor. Şeytan dürtüyor, dinle diyorum kendi kendime.

– Nazlı bayılıyorum adama ya
– Bırak abla ya
– Öyle deme kız, çok yakışıklı, tam bir erkek. Adam gibi adam.
– Eniştemi mi aldatıcan abla?
– Kızım o beni kaç defa aldattı, sen biliyorsun? Şerefsiz kapıcının karısını bile becerdi, orospu çocuğu.
– Boşan o zaman abla.
– Boşanmasına boşanırım ama bu kadar mal mülk ne olacak?
– Abla böyle bir şey yapma ya, eniştem ne der?
– Birbirimize karışmıyoruz artık canım. 2 aydan beri tık yok zaten. Yarın gece o bara gidiyorum.Orada olacakmış. Karısı gelmeyecek.
– Oha abla, herif bir de evli mi?
– Öylesi lazım bana. Uzun boylusu değil.

Şok içerisinde odama dönüyorum, hayatı galiba son bir haftada öğrenmeye başladım ve en zor sınavlara giriyorum. Teyzemin başka bir adamla yatacak olması beni allak bullak ediyor. Daha çok annemin memelerini düşünerek defalarca boşalmıştım ama artık teyzemin bacakları, dudakları ve minik poposu aklımdan çıkmıyor.

Teyzem gerçekten de derin göğüs dekolteli, mini bir elbise giyerek tek başına saat on evi olan escort gibi evden çıkıyor. Annemle on iki gibi odalarımıza gidiyoruz. Gözüm sürekli pencerede. Kendime kızıyorum, olum neden gitmedin diyorum ama beni kimsenin bir club ya da bara almayacağını düşünerek biraz rahatlamaya çalışıyorum. Saat 3.30 gibi teyzem geliyor, yanında o adam var. Adamın eli teyzemin kalçalarında, yiyişerek içeri giriyorlar. Beş-altı dakika bekleyip aşağı iniyorum. Teyzemin odasının önündeyim. Kahkahalarla başlayan anlar iniltilerle devam ediyor. Kapının deliğinden hiçbir şeyi göremiyorum. Dışarı çıkıp pencereyi zorluyorum, yine görünen bir şey yok. İçeri gidip kulağımı dayıyorum kapıya.

– Ünal harikasın sevgilim. Sok içime….Ünal kocam ol, erkeğim ol. Kurudum erkeksizlikten ahhhh….Ahhhh sevgilim, erkeğim, sik beni….

Teyzem iniltilerle ve zaman zaman bağırarak sevişiyor, anlaşılan içki teyzemi iyice çarpmış ve kontrolden çıkarmış. Merdivenlerden sesler gelince hemen mutfağa koşup saklanıyorum. Annem gelen. Kapıya aynı benim gibi kulağını dayayıp ve dinlemeye başlıyor. Gözlerini kapamış, ve sabahlığını çözmüş. Çok çok hafif bir sesle inliyor annem. Elini külodundan içeri sokup önünü okşuyor. 5-6 dakika daha durup sonra yukarı çıkıyor. Ben de hemen odama çıkıp pencerede beklemeye başlıyorum. Bir saat sonra teyzemin Ünal dediği adam çıkıp gidiyor. Ben de banyodan annem ve teyzemin külotlarını alıp onlara bir kez daha boşalarak uyuyorum.

Ertesi gün akşama doğru alışverişe çıkıyoruz üçümüz, annem beyaz derin dekolteli bir tişort ve mini şort giymiş, teyzemin kıyafetleri ise aksine kapalı. İnsan böyle şeyleri yıllar sonra anlıyor tabii, muhtemelen teyzem dünkü vahşi sevişmeden kalan izleri etrafa göstermek istemiyor. Annem teyzeme seninle konuşacağız diyor kinayeli bir şekilde. Merakla bekliyorum ben de. Çıkarken dondurma alıyoruz, annem dondurmasını alırken yere düşürünce öyle bir eğiliyor ki memelerinin tamamı ortaya çıkıyor, annem terliğine ve ayağına bulaşan dondurmayı ıslak mendille silmeye başlıyor. Dondurma tezgahının arkasındaki iki herif yanında ben olmama rağmen gözlerini annemin memelerine dikmiş bakıyorlar. Annem canlı sinema oynatıyor ama ben filmin sonunu da izlediğimden bir yandan dondurmacılara hak veriyorum. Annem ağır ağır siliyor, herhalde adamların ikisinin de biz ayrıldıktan hemen sonra sıkı bir otuz bir çekmeleri gerekecek. Dondurmacı yeni bir dondurma daha veriyor “buyur güzel ablam, bu da bizden olsun” diyerek. Oradan ayrılırken anneme atılan lafları kulağımla duyuyorum. Teyzem anneme bakıp sinsi sinsi gülüyor. Beni adam yerine koyan yok.

Hemen odama çekilip tahmin ettiğiniz işi yaptıktan sonra annemleri dinlemeye koyuluyorum. Kulaklarım saatlerce annemlerde ama duş, yemek filan derken ancak ben yattıktan sonra gece konuşmaya başlıyorlar. Annem ve teyzem rakı içerek tartışıyor:

– Abla dün yediğin halt neydi öyle?
– Nazlı biraz sözlerine dikkat et istersen.
– Ama abla adamı tutup eve getirdin, duydum.Yani olacak şey mi bu? Ya biri çıkıp gelseydi ya adam buraya dadanırsa.
– Bişey olmaz ya kim gelirse gelsin. Ha yalnız şu Batu inecek diye korktum. Bi de o gelseydi tamamdı yani.
– Çocuk daha o.
– Onu boşver de dün gece hayatımın en güzel seksini yaptım. Beni mutluluktan havalara uçurdu. Gerçek bir erkek.
– Duydum bağırıyordun ahhh ahhh diye.
– Ayyy Nazlı dinledin mi kız?
– Ne dinlemesi be abla, sesler geldi.
– Ta seni odana kadar (!) Neyse… Adam asıl sana bayılıyo be.
– Ne?
– Öyle, seni çok beğeniyomuş. O beyaz omuzlarına dökülen siyah saçlarına, kırmızı dudaklarına deli oluyorum diyo.
– Abla saçma saçma konuşma.
– Kaç yıldır evlisin, o bamya pipili herif seni tatmin edebildi mi? Bir defa kadınlığını hissedebildin mi? Ölmeden mezara mi giricen be kızım.
– Abla ayıp oluyo ama.
– Canım Nihat’ı ben de severim, iyidir ama sonuçta sen de kadınsın hem de taş gibisin. Bak benim kocam her bokluğuna rağmen gerektiğinde kadınlığımı da yaşatıyo. Ama sen ne yaşadın? Kızım sen demiyo musun pil kadar, çakmak kadar anca diye. Bu çocuğu o heriften nasıl yaptın hala şaşarım. Söylediğimi bi düşün.

Hâlâ annemleri dinliyorum ama konular değişiyor ve son 20 dakikadır çakır keyif bir halde radyoda çalan şarkıya eşlik ediyorlar. Uykum iyice geliyor ama her şeyi öğrenmek istiyorum. İlk annem konuşuyor:

– Beni gerçekten beğeniyomuş öyle mi?
– Ne?
– Ünal…Seni beğenmiş dedin ya…
– Ha evet sana bayılıyomuş. Hani istemiyodun?
– Abla duşta kendimi tatmin ediyoum sürekli, yanıyorum. Bakire kız gibiyim. Kocamı aldatmak istemiyorum ama olmuyor işte.
– Hah şöyle işte be kızım ya…Söyle her şeyi, utanacak bi şey yok.
– Hoş adam doğrusu.
– Hem hoş hem de siki kocaman. Nah şöyle (teyzem kolunu gösteriyor anneme)
– Offf o neymiş be (gülerek)
– Yarın gece geliyo beraber yemek yiycez burda.
– Abla onu buraya mı çağırdın?
– Evet, yarın gece yemek yicez. Korkacak bir şey yok, herif seni yicek değil sadece muhabbet.
– Yukarıdakini napıcaz abla?
– Boşver sen o benim salak yiğenimi.

Hayatımın en kötü gecesiydi. İnsanların gözünde bir hiç olmak, bir zavallı sayılmak…Bir de bu insanlar teyzem ve annemdi. Babam bir zavallıydı annemin gözünde ve her şeyi teyzeme de anlatmıştı. O gece ilk kez bira içtim, kafayı bulmasam, intihar edecektim. Annemin fakir bir ailesi vardı, babamın hem kendisi çalışkan ve zengin hem de ailesi varlıklıydı. Ona bunların yapılması beni paramparça etmişti. Odamda çırılçıplaktım, sikimi önce elime aldım, sonra aynada baktım. Sikim aynı babamınki gibi küçücüktü, demek ki babamla aynı kaderi paylaşıyordum. Bunun o gece farkına vardım, o gece hayatım değişti. Bebek suratlı ve yakışıklı biri olmama rağmen hiçbir kızla birlikte olamadım, 5-6 defa geneleve gittim. Sonunda cesaret edip girebildim ama orospu sikimi eline alıp dalga geçmeye yeltenince çıkıp gittim.

Gece saat 1’de Ünal geliyor. Teyzem ve annem adama gelene kadar sürekli kapımı kontrol ediyorlar uyuduğumdan emin olmak için. Sonra adamı salona alıp kapıyı kilitliyorlar. İçeride hafif bir müzik çalıyor. Kahkahaları ve heyecanlı konuşmalarını duyabiliyorum, içeride alem var. 2 saat boyunca adamın anneme ve teyzeme iltifatlarını dinliyorum. Doğrusu Ünal denen bu 40’lı yaşlardaki adam, tam bir centilmen, giyimiyle, Fransızcaya çalan diksiyonuyla janti adam. Adamı dinlerken iki gece önce teyzemi bağırtarak, sikişli sözcüklerle beceren adamın bu adam olduğunu bilmesem aynı kişi olduğuna inanmam. İki saat boyunca gözüm delikte, kulağım kapıda bunları dinliyorum. Çakır keyifler artık, Ünal ile teyzem dans ediyor. Teyzemin üzerinde derin dekolteli tişort ve mini kot şort var. Adam teyzemi bırakıyor, bu gecenin kadını o değil. Annemi kibar sözlerle dansa kaldırıyor. Annemin üzerinde poposunun başladığı yerde biten beyaz fırfır etekli, memelerini ortaya seren derin dekolteli beyaz bir elbise var. Adam birkaç dakika sonra kulağına eğilerek anneme bir şeyler söylemeye başlıyor. Annemi kollarıyla daha çok sarıyor ağır ağır. Annem eğik başını kaldırıp Ünal’ın dudaklarını hararetli şekilde öpmeye başlıyor. Dakikalarca, belki yirmi dakika ayakta öpüşüyorlar. Teyzemde o arada en az iki bardak daha içki içiyor. Sallana sallana kapıya doğru yürüyor, ben mutfağa doğru kaçarken o odasına gidiyor. Artık onun için gece böylelikle bitiyor.

Kapıya geçiyorum hemen, Ünal annemi soyuyor. Beyaz elbisesini öpüşe öpüşe ağır ağır çıkartıyor. Porno filmden çok her şey, kaliteli, ağır akan bir erotik filme benziyor. Annem sütyen giymemiş, uzun, güzel sırtı tam önümde, sırf çıplak sırtına bakıp bile boşalabilirim. Altında, beyaz ve dolgun kalçalarının arasında kırmızı bir tanga var. Ünal annemin memelerini avuçluyor, bütün bu hareketleri hafifçe başlayıp sertçe bitiriyor. Bunları yaparken diliyle annemin dili oynaşıyor, aynı memelerini yoğuran elleri gibi, dudakları da ağır tempo başlayıp yüksek tempo devam ediyor. Teyzemin hakkı var, adam efsane. Elini annemin tangasına atıyor, parmaklarıyla annemin kadınlığını yokluyor. Dakikalar sonra annem artık tahammülünü ve kontrolünü kaybediyor.

– Seni istiyorum (kısık sesle) Seni istiyorummm (duyulabilecek sesle) Seni istiyorummmmm (bağırarak)….artık odamıza çıkalım. İçimde hissetmek istiyorum seni sevgilim. ….Aşkım artık kocam ol, ilk erkeğim ol benim. Sevişelim hadiiiiii….

Bütün bunları annem söylüyor. Adam sonunda ikna oluyor. Bir kadın nasıl çıldırtılır biliyor, anneme olan hayranlığıyla bütün hünerini sergiliyor. Annemin odasına çıkıyorlar, biraz sonra da o kapının önünde izlemeye koyuluyorum. Elim pipimde. Pipim diyorum çünkü 5-6 santimse penisiniz, ona yarrak veya sik demek içinizden gelmeyebilir hele Ünal’ın benimkinin 4-5 katı olan sikini görünce.

Bu odanın kapı deliğinden her şey daha açık seçik görünüyor. Odada biraz daha öpüştükten sonra annem artık kıvranarak adamın kemerini çözüp, pantolununu çıkarıyor. Her sabah beni öpen, başımı okşayan, bana kahvaltı hazırlayan, derslerimde yardım eden kadın bu. Adamın slipini aşağı indiriyor. Gördüğü şeyden duyduğu mutlulukla kahkaha atıyor, adama bakıp gülümsüyor sikine bakarak. Ünal, ellerini o bayıldığı annemin saçlarına uzatarak, saçlarını okşuyor. Anneme başıyla başla işareti veriyor. Annem iki eliyle sarıyor Ünal’ın sikini. İlk kez gerçek bir penis görüyor olmalı, çocuklar gibi şen. Taşşaklarına kadar, dakikalarca ağzına alıp yalıyor. Ünal, inatla sikinin tamamını annemin ağzına sokmaya çalışıyor, annem zorlana zorlana alıyor. Nazlı zor nefes alıyor, adam annemin ağzının içindeki hatta gırtlağına kadar uzanan yarrağıyla dolu olan anneme bakıyor.

– Nuray’dan çok daha seksi bir kadınsın sen. Seni senelerdir arzuluyordum, yaz ayları hep sen demekti. Memelerin, dudakların, saçların, minik burnun, iri siyah gözlerin…..

Ünal’ın saplantısı da bu olmalı. En az 5-6 dakika o halde konuştu. Annem o halde nasıl dayandı bilmiyorum. Sonra Ünal, annemin kalçalarının arasındaki o tangayı ağır ağır indiriyor. Bacaklarını öperek annemin kalçalarının arasına geliyor. Sonra yatağa domalır vaziyette oturtuyor. Annemin kalçalarının etrafını ağır ağır öperek annemin iniltileri eşliğinde kadınlığını parmağıyla yoklamaya başlıyor. Her şeyi açıkça görüyorum ve izleyerek kaçıncı kez boşaldığımı hatırlamıyorum. Ünal parmağını annemin kadınlığının etrafında gezdiriyor, ağır ağır sokup çekiyor. Annemin yüzünü göremiyorum ama iniltileri – ki bunlar zaman zaman öfkeli – odayı inletiyor. Ünal’ın parmaklarıyla iyice yangını büyüyen amcığına Ünal’ın dili yetişiyor. Kır saçlı adam, başını eğerek annemin kadınlığına dil darbeleri serinlik üflüyor. Ama annemin iniltileri daha da büyüyor. Ateşi söndüren sular yayılmıyor Ünal’ın dilinden, yayılan benzin gibi bir şey, annemin amcığı daha da yanıyor. Ünal yaladıkça yalıyor, dilinin en sivri tarafıyla sert dokunuşları annemin amcığının duvarlarında geziyor.

– Ünaaaaaaalllll…Sevgilim…Bitanem…Kocam….Tek erkeğim…….Kocacım…Sikini sok artık, dayanamıyorum….Hadiiii yalvarıyorum…….Ahhhhhhh………Ahhhhhh…..Ölüyorum erkeğim zevkten….Beni zevkten öldürüyorsun kocacığım, aşkımmmm…..Aşkım içime girrrrr aşkımmmmmmmmm…..

Ünal adeta bir tüfek gibi tuttuğu sikini annemin kalçalarına dayıyor, popolarına sürtüyor. Annem hala domalmış halde, artık bağırıyor. “Sikkkkkkkkkkk beniii sikkkkkkkk…..” Ünal’ın annemi daha çok kıvrandırmaya niyeti olsa da bu bağırışlar onu vazgeçiriyor. Annemin amcığının üstüne sürtüyor aletini, başını sokuyor yarrağının sonra çekiyor. Annem her sokup çekişinde öyle bir “ahhhhh” diye bağırıyor ki ev değilse bile oda inim inim inliyor. Ünal anneme yüzünü dönüp, bacaklarını açması için komut veriyor. Annemin yüzünü görüyorum o anlarda. Ter içinde, biraz kızarmış, kakülleri yüzüne düşmüş, kendisinden geçmiş gibi….”Ünal seni seviyorum, seni seviyorum erkeğim…”

Ünal, bacaklarını daha da açtırıp ağır ağır yarrağını annemin kadınlığına doğru sokuyor.Her milimde annem titriyor gibi, inlemeleri ağlamaklı bir hal alıyor. Ünal ağır ağır aletinin tamamını annemin derinliklerine sürüyor, annem bağır bağır bağırıyor. Ünal gidip geldikçe annemin sesi ağırlaşıyor, sadece mutluluğunu ve tatmin olmuşluğunu anlatan iniltiler duyuyorum. Ünal hızlandıkça hızlanıyor işte iniltileri tekrar yükseliyor. Bu sefer Ünal da hırlamaya başlıyor, hayvani sesler çıkarıyor. Annemin iniltileri, adamınkine karışıyor, yatağın gıcırtısı senfoniye eşlik ediyor. Aynı anda zevk iniltileriyle boşalıyorlar, aynı anda boşalıyorum ben de. Ünal, müthiş bir adam, kıskançlık ve öfkem kalmıyor o anlarda. Bir iki dakika sonra:

– Bakire olmadığına emin misin?
– Şaka mı yapıyorsun, çocuğum bile var benim. Kocamınki seninki gibi değil.
– Daracıksın, bayıldım sana. Aslında bu kadar güzel bir vücudun olacağını düşünmedim bile.
– Az kullanıldığı içindir. Hemen doydun bakıyorum.

Annem adamın inmiş olan aletini diliyle ıslatmaya başlıyor, alet birkaç dakika sonra “emret komutanım” der gibi. Annem üzerine oturuyor ağır ağır, başını eğiyor, Ünal’ın dudaklarını öpüyor. Adamın aleti annemin içinde, hafifçe sallanıyor üzerinde dudaklarını öperken. Dakikalarca devam ediyorlar. Annem sonra biraz kalkıyor ve adamın sikinin üzerinde gidip geliyor. Adamın elleri annemin memelerinde. Dünyanın en güzel memeleri onlar. Bağırıp çağırarak tekrar boşalıyorlar. 10 dakika sonra ilk harekete geçen yine Nazlı. Adamın üzerine çıkıyor, Ünal artık sabah oldu diyor. Annem son bir kez daha diyor. Tamam ama duşta diyor Ünal. Annemi ayağa kalkıp sikinin üzerine oturtuyor, elleri annemin kalçalarında, annemin kolları adamın sırtını sarmış, ilk kez öpüşüyormuş gibi arzulular. Öpüşerek duşa giriyorlar.

Kahvaltıyı 12’de yapıyoruz, annem ve teyzem harika bir kahvaltı sofrası hazırlamışlar. Kahvaltı boyunca ikisi de çok keyifli ve iştahlı, birbirlerine bakıp anlamlı anlamlı gülümsüyorlar, iki gündür bir şey yememiş gibi her şeyden yiyorlar. Bense sadece çay içip, bu tiyatroyu izliyorum. Annem saçlarımı okşuyor, teyzem yanağımı sıkıyor, “canım benim” diyor.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir