Voyeur Sex

Efe ile Nilin Hikayesi.-9

Efe ile Nilin Hikayesi.-9
Kocamla o yaşadığımız o itiraf ve seks dolu pazar gününü unutamam hiç… Her şeyi anlatabiliyordum ona… İçimi kemirip duran sıkıntıların, yaşadığım olayların, beni zor duruma düşüreceğine inandığım eski anıların hiç de önemli şeyler olmadıklarını göstermişti bana…

Efe için önemli olan dün değil, bugündü… İçinde yaşadığımız an… Ve kocam sayesinde biliyordum ki içinde bulunduğumuz zaman da çok güzel geçecekti.

Ama dikensiz gül bahçesi olmaz derler ya… Tek sıkıntımız kocamın sikinin boyutlarının küçük olmasıydı. Neredeyse çocuk pipisi kadardı Efe’nin siki… Sevişirken ona da söyleyebilmiştim bunu… Öyle rahattım ki onun yanındayken… Cinsellik konusunda her şeyi hiç çekinmeden konuşabiliyorduk.

Hele sevişirken, ateş iyice bacayı sardığında, orgazma yaklaştığımız anlarda, beni başka erkeklerle paylaşabileceğini bile söylemişti kocam… Koca yaraklı erkeklere siktirecekmiş karısını… Pipisinin küçüklüğünü bana hiç hissettirmeyecekmiş. Eski sevgililerimi, erkeklerimi bulup getirecekmiş. Hatta, onlar beni sikerken yanımızda oturup izleyecekmiş…

Sabahki sevişmemizden sonra duşumuzu almış, evin içinde giyinmeden çırılçıplak, öpüşe koklaşa kahvaltımızı yapmıştık. Kocamın kucağına oturup lokmalarını ağzına vermiş, ballı sütünü içirmiş, onu bal kaymakla, tek tek ağzına verdiğim cevizlerle beslemiştim.

Kahvaltıdan sonra kendimizi tekrar yatak odasına, yatağımıza attık kendimizi… Sakin sakin, konuşmadan yatakta yatıyor, dinleniyorduk. Başımı onun göğsüne, bir bacağımı onun bacağının üstüne koymuştum. Göğsüne yayılan saçlarımı, çıplak sırtımı okşuyordu. Ben de onun karnını, kasıklarını, yine sertleşmeye başlamış pipisini okşuyordum durmadan…

“Söylesene Efe…” dedim sonunda… “Neden Ahmet’in sikini anlattırdın bana? Beni siken erkeğin sikinin ayrıntıları neden tahrik ediyor bu kadar seni? Gelip seni sikmesini bile istedin. Bir nedeni olmalı bunun… Hele beni eski sevgililerime siktirme, karını onlarla paylaşma isteğin… Gerçek duyguların mıydı, yoksa sikin sertleşsin diye fantazi mi yapıyordun?”

“Ben de senin gibi yapayım mı Nil?” dedi. “Hiç bir şeyi saklamadan, utanmadan, her şeyi anlatayım mı?” Başımı kaldırıp dudaklarından öptüm kocamı, somurdum. Sonra da,

“Elbette Efe…” dedim. “Ben sana her şeyimi anlattım. Başıma gelen her şeyi, yediğim bütün naneleri… Biraz daha anlatacaklarım var ama seni dinleyeyim şimdi… Sen nasıl anlayışla karşıladıysan beni, olgun bir erkek gibi dinlediysen eskilerimi, hatalarımı, ben de seni aynı şekilde dinlemek istiyorum.”

“Peki canım… Sen bana Ahmet’in yarrağını nasıl yediğini anlattın ya ballandıra ballandıra… Nasıl sikti, nasıl soktu, boyu nasıldı, kalınlığı nasıldı…”

“Evet, ama sen istedin diye anlattım ayrıntıları…”

“Tamam bir tanem… Aslında o yarağın nasıl bir şey olduğunu biliyordum ben… O yarağın girip çıkarken verdiği zevki ben de tattım.”

“Nee? Nasıl yani? Ne diyorsun?” Ağzım açık kalmıştı şaşkınlıktan…

“Canım, eski olaylar, ergenliğin verdiği azgınlık işte… Amcaoğlu, ben, bir iki samimi arkadaşız o günlerde… Yeni yeni sikimiz kalkmaya başlamış. Kamışa su yürümüş. Dişi sinek görsek sikimiz kalkıyor. Otuzbir çekmeyi öğrenmişiz birbirimizden, günde üç beş… Arka bahçede, birimizin boş bulduğumuz evinde toplanıyoruz, cinsel muhabbetler dönüyor.”

“Yoksa, birbirinize…”

“Dinle bak… Porno cd kiralıyoruz, evde toplanıp porno izliyoruz. Ahmet de babasının porno cd koleksiyonunu keşfetmiş. Birini takıp, öbürünü çıkarıyoruz. Nerdeyse tek eğlencemiz… Hepimiz cinsi sapık olup çıktık bir dönem…Artık öyle azgın kuduruk hale geldik ki, birbirimizden utanmadan sikimizi çıkarıp resmen otuzbir çekiyoruz film izlerken…

Tabi o arada birbirimizi kesiyoruz. Herkes görüyor kimin ne malı olduğunu… Bende bir terslik olduğunu işte o günlerde öğrendim. Diğerlerininki normal gelişmiş, ama benim sikim onlardan küçük… Diğerlerinin yanında minicik kalıyor. Hele en büyüğü bizim Ahmet’te… Beni ikiye katlıyor oğlan…”

“Biliyorum kocacım… Ben şahidim. Hatta onunkinden üç dört tane Efe çıkar”

“Bilirsin tabi, ikimizin sikini de tattın sen karıcım… Neyse… Bir gün bizimkiler evde yok, Ahmet’i çağırdım eve, film getir dedim, beraber izleyelim. O gelene kadar cd oynatıcıyı, televizyonu bizimkilerin yatak odasına kurdum, hazırladım. Ahmet gelince yanında getirdiği bir sürü filmden birini taktı, izlemeye başladık.

Yatakta yan yana uzanmış, ağzımız açık, en adi cinsinden porno izliyoruz. Koca koca zenciler, sarışın çıtır kızlara bir sokuyorlar, bir bağırtıyorlar, aklımız duruyor. Ahmet biraz sonra,

“Amcaoğlu, ben dayanamıcam, otuzbir çekicem.” dedi.

“Çek oğlum, evde yalnızız nasıl olsa, istediğini yap…” dedim.

Bu çıkardı malafatını… Elini tükürükledi, filmi izlerken sikini okşamaya başladı. Offf… Ben bir filme bakıyorum, bir Ahmet’in elindeki koca yarrağa… Daha o yaşta kocaman siki var herifin… Taş gibi olmuş, başı göbek deliğine değiyor. Ben önce utandım çıkarmaya… Görünce sikim ufak diye alay etmeye başladılar çünkü…

“Ahmet… Ben de çekicem ama, sikimle alay etmeye kalkarsan bozuşuruz bak…” dedim.

“Ulan ibne, ben seninle taşak geçtim mi hiç? Öbür ibneler yapıyor. Aldırma sen onlara… Sen kızdıkça daha çok üstüne geliyorlar…” dedi filmden gözlerini ayırmadan…

Ben de kalktım, rahatça otuzbir çekeyim diye üstümdekileri çıkardım ne varsa, çıplak uzandım. Sikim elimde… Gözüm ekrandaki pornoda… Arada Ahmet’in sikine bakıyorum. Islata tükürükleye boydan boya sikini okşuyor o da…Benim baktığımı hissedince o da çevirdi başını,bir bana baktı, bir elimdekine…

“Efe, ama hakkaten küçük seninki lan…” dedi ciddi ciddi… “Çek bakayım elini…”

Elimi çektim. Bacaklarımın arasında garip garip dikiliyor benimki… Ahmet de kendininkini gösterdi. Gerçekten baya fark var aralarında… Birbirimizin sikini yakından inceliyoruz.

“Elleyeyim mi?” diye izin istedi benden… “Benimki kadar sert mi merak ediyorum.”

“Tamam ama, ben de seninkini ellicem.” diyerek izin verdim.

Vcd playerdan filmde sikişenlerin ahlamaları ohlamaları yayılıyor, ekranda durmadan sikişen kadınlar erkekler… Biz iki oğlan birbirimizin sikini elleyip inceliyoruz. Elini uzatıp iki parmağıyla sikimi tuttu Ahmet… Kalınlığını ölçer gibi… Sonra parmaklarını kapatıp sıktı. İçim bir hoş oldu. Elini tutup engel olmaya çalıştım, inleyerek

“Napıyon oğlum?” dedim.

“Dur lan, ölçüyorum işte kalınlığını ibne… Sikini elliyoruz, götüne dokunmadık, korkma…” dedi.

“Tamam, bırak, sıra bende…” dedim. Elini çekti, ben onunkini elime aldım. Eh, benim pipimin yanında bütün haşmetiyle avucumun içinde koca yarak… Elleyip sıktım, başını tuttum, kabarmış kan damarlarını parmak ucuyla izledim. Yakından eğilip bakıyorum bu arada… Ahmet inledi ben okşarken,

“Efe, filme baksana…” dedi. Baktım, iki erkek bir kadın sevişiyorlar. Erkeğin biri zenci, kocaman siki var, öbürü beyaz… Koca, karısını zenciye siktiriyor. Siki ufacık… O ufak sikten sonra zencinin yarrağını yiyen kadın bayram yapıyor. Koca da yanlarında ama, karısının sikilişini izliyor. Bir ara karısının içinden çıkardı zencinin sikini adam, boydan boya yalamaya başladı.

Ben elimde Ahmet’in azmanı, filme dalmışım. Adam bir güzel yalıyor zencinin sikini, bir iştahlı yalıyor, ağzına alıyor ki… O arada Ahmet elini sırtıma götürdü, okşayarak aşağıya indi, kalçalarımı okşamaya başladı. Kendime geldim,

“Napıyosun oğlum sen?” dedim. Ama ne sikini elimden bırakıyorum, ne de götümü okşamasına engel oluyorum. Hoşuma gidiyor okşaması… Ürperiyorum… Zevk alıyorum düpedüz… Ahmet’in sesi ergenlikten çıkmış, çatal çatal, boğuk,

“Efe… Bi şey söylücem ama kızmak yok…”

“Neymiş?” dedim. Gözümüz filmde ama…

“Sen de benim sikimi yalasana…” dedi.

“Yok artık sen de…” dedim, benim sesim de boğuk… “İbne miyim ben oğlum?”

“Ulan salak, bir iki dil atınca ibne mi olursun? Bak adam ne güzel yalıyor zencinin sikini işte… İstersen ben de seninkini yalarım. Kapat gözlerini, kadının yaladığını hayal et… Ben öyle yapıcam… Nasıl bi zevk olduğunu öğreniriz, denemiş oluruz işte…”

“Önce sen benimkini yalarsan olur…” dedim.

“Tamam ulan, yat şuraya…” dedi. Yattım. Pipim kalkmış zaten, eline aldı benimkini… Merakla bekliyorum. “Kapat gözlerini, bakma…” dedi ters ters…

Gözlerimi kapattım. Biraz okşadı pipimi… Sonra dilinin sıcaklığını hissettim. Kasıldım. Sıcacık dili ıslak ıslak pipimin başında gezindi. Sonra dudaklarını açıp ağzının içine soktu. Emiyor. İnanılmaz bir zevk… Amcam senin amcığını yaladığı gece nasıl unutulmazsa, benim için de o ilk sikimin yalanışı unutulmaz.

Bir çıkarıyor ağzından, gövdesini yalıyor, bir ağzına sokuyor emiyor. Zaten ne kadarcık şey, sıcak ağzının içinde kayboluyor sikim… Fazla dayanamadım zaten, sarsılmaya başladım. İlk oral seksimi amca oğluyla, Ahmet’le yaşamış oldum. İlk kasılmamda ağzından çıkardı sikimi, çıkan bir iki damla sperm üstüme, göbeğime fışkırdı.”

“Sizi sapıklar sizi… Eee? Kocacım? Sen onun yarrağını yalamadın mı peki?”

“Daha bitmedi ki aşkım… Yalayıp emmeden bırakır mıyım o yarağı? Benim kasılmalarım bitip rahatlayınca bu kez Ahmet soyunup yatağa uzandı. Yarağı kalkmış, taş gibi, sıvazlayarak bana bakıyor, bekliyor. İki genç ergen, çırılçıplak yatakta uzanmış, birbirimizi süzüyoruz. Heyecan içindeyiz ikimiz de…

Yandan bacaklarının üstüne uzandım ben de, yüzüm ona dönük, yan yatar pozisyonda sikini tuttum. Benim pipi onun elinin arasında kaybolmuştu, ben onun sikini kavrayamıyorum nerdeyse, bilek gibi kalın… Ellerini başının altına koymuş, sırtüstü uzanmış beni izliyor merakla…

“Nasıl? Güzel mi, beğendin mi?” dedi. Elimle tutup sıktım. Teninin sıcaklığını, damarlarındaki kanın akışını avuçlarımda hissettim. İki yana salladım şöyle…

“Güzel…” dedim. “Filmdeki adamların siki kadar var bu Ahmet… Onlar kadar büyük… Benimki gibi pipi değil…”

“Hadi bakalım, yalama sırası sende… Sen de beni boşalt…” dedi keyifle…

Ben de onun yaptığını yapmaya, fimlerde gördüklerimi Ahmet’in sikinde uygulamaya başladım. Okşuyor, dilimle gövdesini yalıyor, başını ağzıma sokup ağzımın içinde emzik gibi emiyordum sürekli… Ahmet zevkten inlemeye başladı.

Ben sikini yaladıkça kasılıyor devamlı… Elini saçlarıma attı. Benim saç merakım var, hiç kesmiyorum, uzun saçlıyım. Ahmet saçlarımı çekiştirip kendine çekiyor, sikini ağzıma gömmeye çalışıyor.

Bir an önce boşalsın diye hararetle çalışıyorum, durmadan yalayıp emiyorum ama, o benden dayanıklı çıktı. Sürekli zevkten inlemesine, kıvranmasına ramen boşalmıyor bir türlü… Sonunda elleriyle beni okşamaya başladı. Az önce yaptığı gibi sırtımı, uzanabildiğince kalçalarımı okşuyor.

Ben de ses çıkarmadım, bedenimde dolaşan elleri ürpertiyor beni, hoşuma gidiyor. Götümün yanaklarını okşayan eli şiddetini arttırdı sonradan, sıkıp sıkıp bırakıyor götümü… Şaplak atıyor. Yeni ergenim, kılsız tüysüz bir bedenim var. Onun da hoşuna gidiyor belli, bir kadını okşar gibi her yerimde dolaşıyor elleri, parmakları… Zevk alıyorum. O okşadıkça kalçalarımı geriye çıkarıyorum daha çok okşasın istercesine..

. “Off… Efe… Kadın gibisin lan… Bembeyaz, tüysüz, parlak… Saçların da uzun ya… Gözümü kısıp baktığımda aynı kadın gibi… Ohhh… Yala sikimi yavrum… Yala… Emm…” İnliyor durmadan… “Senin de hoşuna gidiyor değil mi? Okşayayım mı seni? Mmmm… Götünün deliği sıcacıkmış… Ateş gibi…”

“Yapma Ahmet…” dedim siki ağzımın içinde boğuk boğuk… Ama o kadar…

Parmağını tükürükleyip ıslatmış, kaygan kaygan götümün deliğini okşuyor. O okşadıkça götümü, ben kendimden geçiyorum, ağzımdaki yarağını daha bir hırsla yalıyorum. Bir yandan da benim pipi sertleşmiş, bir elimle kendi pipimi okşuyorum. Ahmet arkadan götümün deliğine ıslak parmağını sokmuş, canımı yaka yaka parmağını sokup çıkarıyor.

“Geliyorum Efe…” dedi amcaoğlu, ben başımı geriye çekmek istedim.

Ama bırakmadı. Ağzımın içine sıvıları akmaya başladı. Nasıl boğa gibi böğürüyor, nasıl saçlarımdan tutmuş, sikini ağzıma gömüyor, anlatamam. Dakikalarca kasıldı, bardak dolusu spermlerini bana yutturdu. Arada ben tepinince sikini ağzımdan çıkarıyor, sonra tekrar tekrar ağzıma sokuyordu. Yavaşlayınca çıkarıp kenardan akan döllerini yalattırdı bana… Sikini, taşaklarını tertemiz yaptım yalaya yalaya…

“Bitirdin beni Efe…” dedi sonra… Yan yana yatakta çırılçıplak iki erkek uzanmış yatıyorduk.

“Sen de beni bitirdin puşt… Bütün döllerini yutturdun bana ibne… Bir de sikini taşşağını zorla yalattırdın üstüne üstlük…”

“Kusura bakma Efe… Ne yaptığımı bilemedim, kendimden geçtim anasını sikeyim. Amma çok güzelmiş be yalanmak… Bayıldım valla… Oral seks dedikleri buysa her zaman isterim ben bunu… Sen de sevdin mi? Götünü okşarken kendinden geçtin sen de… Oranı buranı elledim ama… Boşalmakta geç kalınca destek yapayım dedim. Götünün deliği sıcak sıcak tahrik etti beni…”

Hemen cevap vermedim. Aslında doğruyu söylüyordu. Müthiş zevk almıştım. O da bunu görmüştü. Saklanacak, inkar edecek bir yerim kalmamıştı. Sonunda ona da gerçeği itiraf ettim,

“Ben de sevdim Ahmet. Erkek erkeğe biraz ters oldu ama… Boş ver lan… En azından öğrenmiş olduk sikişmenin nasıl bir şey olduğunu…” Tavana bakıp sustuk bir zaman…

Televizyondaki film bitmişti. Ahmet öylece çıplak, sikini taşağını sallaya sallaya kalkıp getirdiği cd.leri karıştırdı, aralarından birini seçip taktı. Tekrar yatağa yanıma yattı. Ekranda yeni bir porno başladı. Biraz ilerleyince konusunun homoseksüel erkekler arasında geçtiğini gördük. Kaslı kaslı, iri yapılı delikanlılar birbirlerine giriyorlar, anal, oral her türlü sevişiyorlardı.

Daha önce bana itici gelen, çocuklarla kendi aramızda homo, top, ibne diye ad takarak aşağıladığımız bu ilişki, az önce Ahmet’le yaşadıklarımızdan sonra, şimdi gözüme değişik gelmeye başlamıştı. İlgiyle izliyordum. Ahmet de gözünü ekrandan ayırmıyor, hiç konuşmadan filmi izliyorduk.

Filmdeki genç, yapılı yakışıklı tüysüz oğlanın, kadın iç çamaşırları giyip erkeğini baştan çıkardığı, kendini ona siktirdiği bir sahne vardı ki, nefesim kesilmişti adeta… Soluk almayı unutmuş, dikkatle izliyordum.

Oğlan, oğlan dediysem, kaslı güçlü, vücut çalışmış pehlivan gibi bir şey… Nefis, baklavalı bir bedeni, sevgilisi kadar harika bir siki var. Fakat o güzelim erkek, aşık olduğu erkeğinin kucağına oturup sikini göt deliğine almış, oturup kalkarken kendi sikini sıvazlıyor, zevkini arttırıyordu. Yakın plan çekimlerde pırıl pırıl parlayan penisin nasıl büzüğünün içine gömüldüğünü görebiliyorduk.

“Offf… Bu ne yaa…?” diye yanımda homurdandı Ahmet… Taş gibi olmuş sikini eline almış, o da sıvazlıyordu. “Bu nasıl sikiş lan Efe… Herifler nasıl zevk alıyor, di mi? Am siker gibi göt sikiyor adamlar…”

İçim bir hoş olmuştu. İki erkek dudak dudağa öpüşüyorlar, birbirlerinin dillerini yalıyorlardı sikişirken… Bir de çekim yaparken o birbiriyle savaşan ıslak dillere, dudaklara kameranın zum yapmaları, o kaslı tüysüz bedenleri okşarken ellerinin gezdiği yerleri, biçimli kasları yakından göstermeleri…

Hiç konuşmadan, hipnotize olmuş gibi kalktım yataktan… Gidip annemin çekmecelerini karıştırmaya başladım. Ön tarafta annemin külotları, sütyenleri… Biraz arkaları karıştırınca aradığımı buldum.

Sanırım annemin babamla sikişirken giydiği çamaşırlardı bunlar, fantazi, minicik, danteller, transparan, içi gösteren külotlar, tangalar, yarım sütyenler… Çorap çekmecesinin yarısı annemin külotlu çoraplarıyla doluydu. Onun da arkasında incecik, siyah jartiyer çoraplarını gördüm. Gözüme kestirdiklerimi bir top yapıp gizlice elime aldım, kapıya yöneldim.

“Nereye, tuvalete mi?” diye sordu Ahmet yatakta yattığı yerden…

Başımı yan çevirip omuzumun üstünden yatağa baktım. Eli sikindeydi hala… Taş gibi aletin başı mor mor parlıyordu. Gözünü filmden, feryat figan birbirini sikip duran homolardan ayırmamıştı. Yakışıklı, dalyan gibiydi piç oğlu piç… Okulun basket takımındaydı, spor yapardı hep… İçim bir gıcıklandı ona bakarken… Silkinip kendime geldim,

“Hı, işemeye gidiyorum.” dedim, çıktım.

Banyoda annemin çamaşırlarını tek tek inceleyip, beğendiklerimi ayırdım, giymeye başladım. İncecik siyah bir jartiyer çorap çiftini beğendim, onu bacaklarıma geçirdim. Külotlara baktım, siyah şeffaf fırfırlı bir tanga güzeldi, onu da giydim. Siyah bir sütyen seçip göğsüme taktım. İçinin boş olması hoşuma gitmedi, gerçek meme gibi biraz daha kabarık dursun diye içine bir iki çorap tıktım.

Dolabı açıp annemin makyaj takımlarından kıpkırmızı bir ruj bulup dudaklarıma sürdüm. Yanaklarıma fondöten sürüp parmaklarımla iyice oğuşturdum. Göz kapaklarıma onun parlak yeşil farından sürdüm. Gözümün kenarlarına korka korka rimel çektim. Kaşlarımı siyah renkle iyice belirginleştirdim, yay gibi yaptım. Artık makyajım da tamamdı. Annemin parfümlerinden birini alıp bolca, bulut gibi üstüme sıktım. Dolapta duran vazelin gözüme ilişince onu da aldım.

Holdeki vestiyerin aynasına baktığımda, aynada çok seksi, nefis bir kadın duruyordu. Kılsız tüysüz bedenimle, yeni yetişip serpilmekte olan, sevgilisini tahrik etmek için aşırı makyaj yapmış, biraz sonra sevgilisiyle sevişecek, kendini ona becertmeye niyetli, seks arzusuyla yanan şehvet dolu, isterik bir genç kız…

Vestiyerde annemin bazen ev içinde giydiği ince yüksek topuklu siyah lame terliklerini alıp ayağıma geçirdim. Vestiyer aynasında oramı buramı düzeltip kendime çeki düzen verdim, son bir kez kendime baktım. Hakikaten sikilecek kıvamda bir kadın gibi görünüyordum. Heyecan içinde kalmıştım. Sanki az sonra gerdeğe girecek bakire bir gelin gibi kalbim çarpıyordu.

Sonra da yatak odasına gittim. Bir elim kapının pervazında yukarıya uzanmış, kapıya yaslanıp durdum. Arkama sakladığım elimdeki vazelinle, içerdeki erkeğe seksi bir poz vererek kendimi gösterdim. Biraz ucuz bir orospu gibi görünüyordum ama olsun, amacım içerdeki erkeği tahrik etmek değil mi?

Ahmet eli kalkmış sikinde, gözünü hala filmden ayırmamıştı. Benim geldiğimi fark edip öylesine bir baktı, tekrar filme dönecekti ki manzaranın ayırdına varınca gözleri fal taşı gibi açıldı. Öylece, hareketsiz, eli sikinde, yatakta çıplak uzanmış bana bakıyordu ağzı açık…

“Beğenmedin mi?” dedim kırmızı rujlu dudaklarımı büzüp…

“Efe…? Naptın oğlum sen?” diyebildi sonunda, hala şaşkındı.

“Efe yok” dedim. Yüksek topuklu terliklerin üstünde şuh bir kadın edasıyla kırıta kırıta yürüdüm, yatağın kenarına oturdum.

“Bir iki saatliğine Efe yok. Biz varız. Kızların evcilik oynadığı gibi biz de karı koca oyunu oynayalım. Ben senin sikmen için yanıp tutuşan bir kadınım. Sen de benim erkeğimsin. Hadi, filmdeki adam gibi, ne yapacaksan yap… Onlar gibi sevişelim biz de… Nasıl bir zevk olduğunu biz de öğrenelim amına koyayım. Bir kereliğine yapıcaz ama… Sonra da ölene kadar unutalım bunu… ”

Sırt üstü uzanıp başımı yastığa koydum, Ahmet’e baktım. Jartiyer çoraplı bacağımın birini dizden kırıp kaldırmış, tanga külodumun üstünden kasıklarımı okşayarak ona bakıyordum. Lame terlikler hala ayağımda duruyor, bana ayrı bir seksi hava katıyordu.

Ahmet de ilgiyle bana bakıyordu. Şaşkınlığı azalmış, gözleri kararmaya başlamıştı.

“Emin misin?” diye sordu son defa… Elimi uzatıp kasıklarında yükselen dimdik sikini tuttum, avucumda erkekliğinin sıcaklığını hissederek sıktım,

“Eminim…” dedim. “Demin götümün deliğini okşarken parmağın zevkten öldürdü. Biraz da bunu deneyelim. Senin için hazırlandım bak… Annemin sikiş çamaşırlarını giydim. Babama kendini siktirirken bunları giyiyor herhalde orospu… Sen de pornodaki adamın yaptığı gibi yap… Bu koca sikinle beni becer… Sik beni hadi…”

Yapmayacak, beni sikmeyecek diye ödüm patlıyor, içim içimi yiyordu. Kendimi bu vaziyete soktuktan sonra beni refüze ederse yanmıştım. Hayat boyu bu reddedilişi unutamazdım artık…

“Off… Kahpe… Sikimi yala öyleyse… Islat, kayganlaşsın iyice… Götüne yarrağımı sokarken canın yanmasın…” deyince öyle sevindim ki… O da kendini kaptırmıştı benim başlattığım seks oyunumuza…

“Vazelin getirdim canım…” diyerek doğruldum. Şehvetle rujlu dudaklarımı onun dudaklarına yaklaştırdım. Öpüşmek istiyordum onunla… Dudaklarını emmek istiyordum.

“Yapma…” diyerek başını çevirdi. “O kadar da değil, biraz zaman tanı…”

İsteğine saygı göstererek eğildim. Dudaklarımla erkeğin geniş göğsünü baştan başa kat ederek karnını, kasıklarını öpe öpe, başımı Ahmet’in kucağına gömdüm. Ben rujlu dudaklarımla onun harika sikini yalayıp yutarken, sikinin her yerinde kırmızı dudak izlerimi bırakırken, o da her yerimi okşuyordu. Sütyenimi, kalçalarımı, tanga külodumu, çoraplı bacaklarımı…

“Parfümün de güzelmiş. Sik kaldırıyo… Mmm… Gerçek karı senin yanında halt etmiş yavrum…” dedi. Şehvetten kıvrandım.

“Sen de şu babamın kokusundan sık. Erkek gibi kokmanı istiyorum.”

Dediğimi yaptı. Beni bırakıp kalktı, babamın traş kokusundan sıktı. Onun erkek kokusunu burun deliklerimi aça aça içime çektim. Harikaydı. Kaldırıp beni koklaya koklaya yatağa yatırdı. Sütyeni sıyırıp içindeki kabarık olsun, gerçek meme, gerçek sütyen gibi dursun diye sokuşturduğum çorapları çıkardı, göğüs uçlarımı emip yaladı, beni kıvrandırdı.

Çorapların üstünden bacaklarımda gezinen ellerinin sıcak teması zevkten öldürüyordu beni… Ateşli bir kadın gibi zevkten kıvranıyordum onun okşamalarıyla… Göğüs uçlarımdan sonra durmadı, dudaklarıma kadar geldi. Öptü beni… Fikrini değiştirebilmiştim demek ki… Ben de onu öptüm. Diliyle rujumu yaladı, dilini öptüm. Kaçınmak istedi, bırakmadım. Saçlarından tutup kendime çektim isterik bir hareketle, dudaklarını emdim.

Biraz öpüştükten sonra çevirdi beni, 69 pozisyonuna getirdi, ben onun yarağını yalayıp emerken, o da benim tanga külodumu kenara sıyırıp sertleşmiş pipimi ağzına aldı.

Birbirimizi yalayıp durduk. Eliyle göt yanaklarımı ikiye ayırıyordu emerken… Parmaklarını ıslatıp ıslatıp götümün deliğini okşuyor, kaygan parmağını götümün deliğine sokuyordu. Siki boğazıma kadar gömülmüşken çıkarıp,

“Ohh, vazelini kullan Ahmet… Daha güzel olur, zevk alırım.” diyebildim.

“Tamam canım, merak etme sevgilim…” diyerek vazeline batırdığı parmağını tekrar sokup çıkarmaya başladı. Baya baya zevk alıyordum parmağından… Ahmet başını iyice uzatıp arka deliğime yetişti, dilini götümün deliğinde hissettim.

“Ohhh…. Ahmett… Dilin sıcacıkmış…” diye inledim cilveli cilveli…

Pozisyonumuzu bozup kalktı, bacaklarımı aralayıp arasına girdi. Kalçalarımdan tutup altına yastığı sürdü. Götüm nerdeyse havaya dikilmişti, heyecanla onu bekliyordum. O da bekletmeden külodumun ağını yana sıyırıp başını kalçalarımın arasına gömdü, dilini deliğimde hissettim.

O sıcacık dil beni kendimden geçirdi. Ucunu sivriltip içine sokar gibi yapıyor, deliğin etrafını yalıyor, beni delirtiyordu zevkten… Arada vazelinli parmağını devreye sokuyor, kaygan kaygan girip çıkıyordu deliğime…

Ben zevkten kıvranırken parmağımı ağzına götürdüm, dudaklarının arasına aldı, ağzına sokup emdi. Tükürükleriyle kayganlaşan parmaklarımla sikimi okşamaya başladım ben de… Offf… Nil, nasıl bir zevk, anlatılmaz…”

“Biliyorum Efe… Harika bir şey… Aç bacaklarını, sen anlatırken ben de seni yalamak istiyorum kocacım…”

“Offf… Sen de harikasın Nil… Çok güzel yalıyorsun karıcım… Ohh… Evet… Oramı yala… Götümün deliğini… Mmmmm… Nefis…

O gün de güzeldi ama… Götümü yalaya yalaya bitirdi beni Ahmet… Sonra da kaldırıp domalttı beni yatakta… Arkama geçti. Tanga külodumu hala çıkarmamıştı. Kalçalarımda duruyordu tül külot… Hırsla götümün yanaklarını sıkıp sıkıp bırakıyor, külodumu çekiştiriyordu.

“Ohhh… Yavaş Ahmet… Canımı yakma…” diye kalçalarımı salladım… Sanki yavaş dememişim gibi tuttuğu gibi tanga külodumu cart diye yırttı çıkardı. Ahhh… diyerek kadın gibi inledim altında…

“Ohhh… Çok seksisin kız… Kalçaların taş gibi, bayıldım senin götüne… Hazır mısın sikilmeye yavrum? Bu yarrağımı götüne almaya hazır mısın?”

“Hazırım. Hadi… Ne yapacaksan yap… Sikeceksen sik beni…” dedim.

“Sikime vazelin sür biraz… Kendi deliğine de sür bol bol… İyice kayganlaşsın.”

Dediklerini yaptım. Yaladım, ıslattım. Yoğurt gibi vazelini hem onun yarağına hem de kendi deliğime sürdüm, bulaştırdım. Sonra da dirseklerimi yatağa koyup kalçalarım yukarda, erkeğimi bekledim.

“Oh kocacımm… Ne güzel anlatıyorsun. Azgın bir orospudan farkın yokmuş o anda…”

“Evet Nil… Gerçekten öyle hissediyordum kendimi… Şimdi anlatırken iki cinsi sapık gibi görünüyor vaziyet ama… O gün, o anda, o yatak odasının ortamında öyle doğal geliyordu ki bize… İkimiz de deli gibi azmışız. Sikimiz kalkmış. Porno film oynuyor bir yandan bağrış çağrış… O gün dibine kadar zevk alıcaz, başka yolu yok… Sikmenin, sikilmenin zevkini tadıp bakacağız. Pornoları izleye izleye kurs aldığımız seks olayını öğreneceğiz.

Ahmet fazla bekletmedi, onun da dayanacak hali kalmamış zaten… Sikini tutup arkama dayadı. Başını deliğimin etrafında dolaştırdı, kaygan kaygan okşadı. Ben zevkten yayıldım, anüsümün ezilip büzüldüğünü, açılıp kapandığını hissedebiliyorum. Kaşınıyor, içine bir şey girsin istiyor deli gibi…

Yarağının başını dayayıp zorlamaya başladı yavaş yavaş… Minik minik hareketlerle benim bakir göt deliğimi yarıyordu yarağının başı… Biraz, biraz daha, derken başı gömüldü içime… Ama gerildi iyice büzüğüm, acımaya başladı, ben ürktüm… İnledim,

“Ahmet… Acıyor… Bırakalım biz bunu…” Parmakları mengene gibi belimi yakalamış, santim oynattırmıyor, kaçamıyorum. Arkamdan hırladı,

“İş buraya gelmişken seni sikmeden bırakmam canım…” dedi. “Bu yarak bu göte girecek. Hadi karıcım, kendini rahat bırak… Kaslarını gevşet… Bak ekrana, adam zencinin sikini alıyor götüne… Biraz sonra alışır senin göt de… Ohhh…”

Karıcım demesi bitirmişti beni… Bir de elini alttan atıp pipimi okşamaya başlamasın mı… Vazelinli kaygan eliyle sikimi okşuyor. Zevk veriyor. Zevk aldıkça benim göt deliği açılmaya, amca oğlumun haşmetlisi santim santim götüme girmeye başladı.

Canım yanınca kendimi kasıyordum, o bekliyordu. Ben alışıp rahatlayınca tekrar bazukasını ileri sürüyor, yavaş yavaş ilerliyordu arkamda… Yarısına kadar girince ileri geri yapmaya başladı. Zaten boydan boya vazelinli, kaygan yarak götümün deliğinde inanılmaz zevkler bırakarak kaymaya başladı.

İkimiz de zevkten bitiyorduk. O sikmekten, ben sikilmekten müthiş zevk alıyorduk. İnlemelerimiz, benim ara ara canım yanınca koyverdiğim canhıraş feryatlarım yatak odasında yankılanıyor, porno filmdeki bağırışlara karışıyordu.

“Ohhh… Harika…” diye çığlık attı en sonunda Ahmet… “Karıcım… Çok zevk veriyorsun bana… Götünün deliği harika… Bitiriyorsun beni…” diye diye inliyordu.

Elleri belimden tutmuş, beni kendine çekip uzaklaştırıyor, acımasızca sikiyordu beni… Kasıklarını götümün yanaklarına vurduruyordu artık… O koca yarak dibine kadar götümün deliğine girip çıkıyordu sürekli… Ben de altında bağırıyor,

“Ahhh… Canım yanıyor Ahmet… Çok kötüsün… Kocamm… Ohhh… Yarrağın zevk veriyor aşkım…” diyerek hem kendimi, hem de Ahmet’i ateşliyordum.

Sonunda kasılıp kaldı arkamda… Parmakları acımasızca etime gömülmüş, yarrağını da dibine kadar kasıklarına kadar götüme geçirmiş, yükünü göt deliğime boşaltmaya başlamıştı… O upuzun, canım güzel sikinin kasılmalarını bütün kanalımda hissediyordum.

Ben de boşaldım sonunda… Nefes nefese, hırlayarak üstüme yığılıp kaldı. Ağırlığı altında çöktüm. Kendine gelene kadar kıpırdamadan erkeğimin altında öylece kaldım. Sonunda başarmış, erkeğimi içime alabilmiştim. Sikilmenin zevkine varmış, Ahmet’in güzel sikinin tadına bakabilmiştim. Çok yorgun, fakat çok mutluydum.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir