Anal

Sevgilimle Yazlık..

Sevgilimle Yazlık..
Alıntıdır.

Ben İrem. 22 yaşında, balık etli, 1.82 boyunda, kızıl saçlı, uzun bacaklı, seks yapmayı ve cinsellikle ilgili her konuyu konuşmayı çok seven bir bayanım. 7 yıldır birlikte olduğum sevgilim Kerem bana ilk cinsel deneyimlerimi yaşattı ve bekaretimi 18 yaşına girdikten 2 gün sonra ona verdim, o zamandan beri de fırsat buldukça abuk subuk yerlerde çılgınca seks yaparız.

Kerem’in ilk erkeğim olması ve ona duyduğum bağlılık, bende onu doyurma isteği uyandırıyor, onun beni sikmesiyle mutlu oluyorum. Yine de sevgilimin siki ortalama bir büyüklükte olduğu için, aklımda zaman zaman değişik fantaziler, zenciler ve hatta grup seks canlanıyor.

Bunları sevgilime anlatığımda, bunun kötü bir şey olmadığını, sadece dişiliğimin çok güçlü olduğunu söyler, beni fantazi kurmaya teşvik eder ve daha ateşli sevişmemi sağlar. Hatta bazen özellikle grup pornosu açar ve tost yapılan kızları bana izletir,

“Onlara özeniyor musun?”, “Sen de böyle sikilmek istemez misin?”, “Bak kıza, 2-3 tane erkeği aynı anda doyuruyor!” gibi sözler söyler, beni o filmlere özendirirdi.

Kerem yıllardır Ayvalık’taki yazlıklarında tatil yapar ve oradaki arkadaşlarıyla zaman geçirir. Bu yıl anneannesinin hastalığı nedeniyle ailesi tatile çıkamadı ve Kerem anahtarı alarak Ayvalık’a gitti, tabi ki boş evden yararlanmak için beni de yanında götürdü. Eve girdiğimiz ilk andan itibaren, her gün dörder beşer kez sikti beni, ben de aldığım zevkten hoşnut bir şekilde tatil yapıyordum.

Kerem beni yazlık arkadaşlarıyla tanıştırdı. Gündüzleri grup halinde denize girip, geceleri de sabaha kadar kağıt oynayıp, dans edip, içerek zamanımızı geçiriyorduk. Kısa sürede sevgilimin oradaki en yakın iki arkadaşı olan Ege ve Cenk’le yıllardır tanışıyormuşum gibi samimi olmuştuk ve dördümüz neredeyse günün 18-19 saatini beraber geçirir hale gelmiştik.

Tabi ki benimle samimiyetleri ilerledikçe, erkekler arasında el şakaları, küfürler, bel altı konuşmalar artmış, birbirimize takılmaya başlamıştık. Bir de sürekli Cenk’in sikinin büyüklüğüyle ilgili üstü kapalı espriler yapılıyor, ancak konu hemen geçiştiriliyordu.

Daha önce hiç bu kadar erkek muhabetinin döndüğü bir ortamda bulunmadığımdan önceleri rahatsızlık hissettim, ancak bir iki gün içinde hoşuma gitmeye başlamıştı. Laf dönüp dolaşıp birbirimizin seks hayatına geliyor, çift olduğumuz için de Kerem’e ve bana, Ege ve Cenk’ten sorular yağıyordu. Bir gece Cenk,

“Hadi bakalım, herkes fantezilerinden bahsetsin!” dedi ve ilk cevap hakkını da bayan olduğum için bana verdi.

Ben tabi ki işin farkındaydım, Cenk ve Ege’nin benim aklımdakileri öğrenip, daha sonra beni düşünerek 31 çekeceklerinden emindim. Kerem ise alkolün etkisiyle durumun farkına varamamıştı ve hala saf saf arkadaşlarının bu sorularına gülüyordu.

Açıkçası bu beni biraz kızdırmıştı, her ne kadar çocukluk arkadaşı da olsalar, erkeğimden bana sahip çıkmasını, kıskanmasını beklemiştim. Bunlar aklımdan geçerken, biraz sinirlendiğimden, biraz da alkolün etkisiyle ağzımdan,

“Ben hep grup hayal ederim, bir yandan verirken bir yandan ağzıma almak gibi bir hayalim var!” deyiverdim.

Ve ortamda bir anda sessizlik oldu. İki azgın erkeğin o anda aklından benim vücudumun geçtiğinden adım gibi emindim. Daha sonra sessizliği bozmak için ben Kerem’e sordum ve böylece geçiştirilmiş oldu.

O gece güneş doğana kadar içip eğlendik ve en sonunda içimizdeki ateşi söndürmenin en güzel yolunun denize girmek olduğuna karar verdik. Denize 500 metre kadar bir yürüme mesafesi vardı ve Cenk yolda sürekli,

“Ben mayomu çıkararak yüzmek istiyorum!” deyip durdu. Kerem ise Cenk’i,

“Saçma sapan konuşma, yüzeceksen adam gibi yüz!” diyerek azarladı. Bense kendi kendime, (Bu ne kadar güzel olurdu!) diye düşünüyordum.

Bu konuşmalar eşliğinde sahile geldik. Koşa koşa suya atlayıp yüzmeye başladık. Ancak benim içimdeki ateş halen devam ediyor, alkolün etksiyle buz gibi soğuk suyu hissetmiyordum bile. Ben kulaç atarken erkekler arka tarafta kalmıştı ve onların gülüşmelerini duyup arkamı döndüğümde, Cenk’in mayosunu elinde salladığını gördüm.

Tam gülerken mayo elinden fırladı ve benim olduğum tarafa doğru suya düştü. Mayosunu almak için çabuk birkaç kulaçla yanıma geldi Cenk. Ben de tam o sırada suya dalmıştım ve gözlerim açık yüzüyordum, fakat onun bana doğru geldiğini görmemiştim. Suyun içinde kafamı çevirmemle birlikte gördüğüm şeyle beynimden vurulmuşa döndüm.

O bulanıklığın içinde pek seçemesem de Cenk’in bacaklarının arasında bileğimden biraz daha kalın bir yarak sallanıyordu. Çok uzun değildi, ancak o kalınlıkla bir kadının yaşamak isteyeceği her şeyi yaşatabilirdi. İki saniye kadar baktıktan sonra kendimi suyun yüzeyine zor attım ve doğruca sevgilim Kerem’in yanına yüzdüm. Sonra da sudan çıktım…

Sonra Ege ve Cenk’i orada bırakıp, Kerem’le eve döndük. Sevgilime birlikte duşa girmek istediğimi söyledim, tabi ki benim boğa fırsatı kaçırmamak için beni kucakladığı gibi küvete götürdü. Üstlerimizde sadece mayolarımız vardı. Canım deli gibi yarak yemek istiyordu. Kerem mayosunu indirmesiyle birlikte aleti dışarı fırladı, şimdiye kadar hiç olmadığı şekilde sert ve kalkık haldeydi.

Erkeğimi öyle görünce dayanamadım, önünde diz çöküp uzun tırnaklarımla kasıklarını hafiften çizdim. İnce parmaklarımla yarağını kökünden tuttum ve dilimle başının alt kısmına hassas darbeler atmaya başladım. Daha sonra dilimi tamamen etrafında gezdirmemi istedi ve dediğini yaptım.

Yarağı sırılsıklam olmuştu, ancak daha fazla istiyordum. Elimle sıkıca tutup ağzıma aldım ve azgın bir şekilde, şehvetle, iştahla, emmeye başladım. Bakireyken Kerem’i tatmin etmek için uzun uzun (bazen 1 saat) sakso çekerdim, o zamanlardan kalma alışkanlıkla boğazıma kadar tamamını aldım, dilimi de ağzımdaki sert et parçasının etrafında dolaştırmaya çalışıyordum.

İşte o anda gözümün önüne gelen tek görüntü Cenk’in aleti oldu. Gözlerimi kapattım ve Cenk’in yarağını emdiğimi hayal etmeye başladım. Ben böylece daha istekle emiyordum, emdikçe de ağzımdaki yarak daha bir damarlanıyor, iyice şişiyordu. Kerem ise bir yandan ağzımı sikerken, bir yandan memelerimi sıkıştırmaya başlamıştı. Ensemden tutup beni kendine çekiyor beni de çıldırtıyordu…

Sikini ağzımdan çıkarıp beni yüzüstü yere yatırdı. Önce kalçalarımı okşamaya başladı. Bunun beni her şeyden çok azdırdığını biliyordu. Bir yandan elleriyle götümü sıkarken, bir yandan sırtımı ve belimdeki gamzeleri yalamaya başladı. Bunun etkisiyle zaten ıslak olan amım vıcık vıcık oldu.

“Daha fazla dayanamıyorum erkeğim, lütfen artık sok içime!” derken amımın dudaklarının birbirinden ayrıldığını hissettim.

O anda dünyanın en mutlu kadını olduğumu hissetmiştim (Halbuki daha yaşayacaklarımdan haberim yoktu!). Ayaklarımda ufak titremeler oldu. Kerem’den sadece bir “Ahh!” sesi geldi. Bense derin derin iç çektim ve kendimi üstümdeki sevgilime bıraktım. Sevgilim hiç olmadığı kadar azgın bir şekilde amıma gidip gelmeye başlamıştı. Ben inlemeyle karışık,

“Erkeğim, sik beni, batır yarağını karının içine, istediğin gibi düz, becer beni!” diyordum.

Kerem de üstüme tamamen eğilmiş, ensemi yalıyor ve ısırıyordu. Sıcacık nefesini ve hırıltısını kulağımın arkasında hissetmek bende bir vahşiye veriyormuşum hissiyatı uyandırdı.

Aniden durup, küvete geçti ve sırtüstü yattı, üstüne oturmamı emretti. ben de uslu bir kız gibi dediklerini yaptım. Bacaklarımı açıp sikini elimle dikleştirdim ve kafasıyla deliğimi ve klitorisimi biraz okşadıktan sonra kendimi aşağı bıraktım. Bu pozisyondayken daha derine giren yarağı beni göklere uçurmuştu. Hızlı nefes alıp vermesinin arasında,

“Gözlerini kapat ve başka bir yarak düşün!” dedi. Aklıma ilk gelen tabi ki Cenk olmuştu ve inlercesine Cenk’in adını söyledim. Bana,

“Sence nasıl bir siki vardır?” diye sordu.

Tam keyifle anlatmaya başlıyordum ki durdum, çünkü ne kadar zevk alsam da Cenk’in aletini gördüğümü Kerem’e söylememeliydim. O yüzden hayal ediyormuş gibi yapıp,

“Upuzun bir yarağı var, kafası mantar gibi şiş ve gövdesi damarlı. O kadar güçlü görünüyor ki… Eme eme morartıyorum!” dedim.

Tabi ki bunları söylerken kalbimin çarpıntısından ve nefes alıp vermeye çalışmaktan zar zor konuşuyordum. Bunları duyduktan sonra Kerem amıma daha sert ve hızlı şekilde sokup çıkarmaya başladı. Bir yandan da elini klitorisime dayadı ve yumuşak şekilde okşamaya başladı. Onun dokunuşuyla birlikte tüm vücudumun kasılmaya başladığını hissettim. O günkü ilk orgazmıma ulaşmıştım, ama halen yıllardır seks yapmamışım gibi zıplamaya devam ediyordum içimdeki kütük gibi yarağın üstünde.

Derken beni kalçalarımdan tutup kasıklarına bastırdı ve bir süre öylece bekledi. O sırada da boş durmamış, dikleşip memelerimi yalamış, uçlarını koparırcasına ısırmıştı. Meme uçlarım mosmor hale gelmişti emilmekten. O keyifle ben de gaza geldim ve kendi göğüslerimi yalamaya başladım. Tam o sırada erkeğim tekrar amıma pompalamaya başladı, aldığı zevki yüzünden okuyordum ve bu bana amımın sikilmesinden daha da büyük zevk veriyordu.

Durup beni döndürdü ve domalttı. Rahat pozisyonu bulduktan sonra yarağını amımda hızlı şekilde kaydırmaya devam etti ve bir hayvan gibi anırmaya başladı. Arkamda böylesine vahşi ve hükmedici bir erkeğin olmasından çok keyif almıştım. Bana,

“Orospumsun benim, bu gün amını dağıtıcam senin, yarağa doyacaksın, saatlerce bana verip benim olacaksın!” gibi şeyler söylüyordu.

Böyle seslenilmek beni en üst noktaya taşımıştı ve bir kez daha ellerim ayaklarım zangır zangır titreyerek boşaldım. Amımdan sular akıyordu ama Kerem halen durmamış, benim boşalmış olmama aldırış etmeden bir boğa gibi amımı sikiyordu.

Elimi arkaya atıp taşaklarıyla oynamaya başladım, yumurtalarını elimde çeviriyordum. Sonra da kökünü sıkıca tuttum ve çekmeye başladım. Harika bir tempo tutturmuştuk, elimin hızıyla amıma daldırılıp çıkarılan yarak muhteşem bir uyum yakalamış ve ikimiz de cinsel organlarımızdan aldığımız zevke kendimizi kaptırmıştık.

Kerem hiç ses çıkarmadan sikmeye devam ediyordu. Bense içimden çok kısık bir çığlık eşliğinde ağzımı açmışım, sanki bir başka yarağın kafasını yalıyormuşum gibi dilimi dışarıda gezdiriyordum. O sırada aklımda tamamen Cenk’in yarağını ağzıma almak vardı…

Bana yıllar kadar uzun gelen bir süre siktikten sonunda Kerem ellerini belime attı, sıkıca kavradı ve beni kendine çekerek sikmeye başladı. Böylece daha derine giriyor, neredeyse taşaklarını bile amıma sokacak kadar bastırıyordu. Ben,

“Aaahhhh, evettt, aaaaah!” diye incecik sesimle inlerken, o da hırlamaya ve adımı haykırmaya başladı.

Ben zevkin en uç noktalarında uçarken, Kerem de şiddetle amıma boşalmaya başlamıştı. İçimde akan sıcaklıkla daha da çıldırdım! Kendimi geri itip sokmaya devam etmesini istiyordum. Döller amımdan akmaya başladığında, amımdaki yarak da küçülmeye başladı ve Kerem üstüme yığılıp öylece kaldı. Halinden hoşnut şekilde, bana,

“Az önce kimin aletini yaladığını hayal ettin, birini ağzına almak istediğini apaçık gördüm, kimdi o?” diye sordu. Ben de bu sefer tereddütsüz bir şekilde,

“Cenk!” dedim.

“Yine mi Cenk? Neden özellikle Cenk?” diye sorduğunda ise, Cenk’in kalın yarağını nasıl gördüğümü ve aklıma nasıl kazındığını anlattım…

O gün bir süre uyudu uyuduktan sonra, akşamüstü tekrar denize gitmek için kalktık. Yanımızda götürmek için hemen 2 tane sandviç hazırladım ve yola çıktık…

Sahile vardığımızda ise Cenk yine oradaydı. Denizden yeni çıkmıştı ve havlusunun üstünde sırtüstü yatıyordu. Mayosu ıslak olduğundan iyice vücuduna yapışmıştı, bu yüzden kasıklarında taşıdığı zevk makinası hafiften belli oluyordu.

Uzaktan onu görünce tüm dişiliğimi kullanarak, kumların üstünde sekerek onun havlusuna doğru koştum. Kerem ise arkamdan bakıyordu ve ne yapmaya çalıştığımı anlamaya uğraşıyordu. Cenk’in havlusuna vardığımda,

“Ufff ayaklarım çok yandı kumlardan!” diyerek bir ayağımı Cenk’in ıslak mayosuna bastırdım.

Bunu yapmamla birlikte amımı sıcacık sular kaplamış, sırılsıklam olmuştum. Sonunda başarmıştım, saatlerdir hayalini kurduğum o kalın, dolgun yarağa (ayağımla da olsa) dokunuyordum. Ayağımın altında gerçekten büyük bir yarak vardı, sanki brinin koluna basıyormuşum gibi hissettim. Cenk de neye uğradığını şaşırdı,

“Napıyorsun kızım?” derken, ayağımı taşaklarına doğru bastırdım ve onu susturdum.

Belli ki bu yaptığımdan çok keyif almıştı. Benim de orospuluğum üstümdeydi ve bu dolgun yarağı doyurmak istiyordum. Bir kaç saniye süren bu kısa temastan sonra Kerem yanımıza geldi ve ayağımı çekip kumların ne kadar sıcak olduğundan yakındım, böylece soru sorulmasını da engellemiş olmuştum.

Kerem açlıktan öldüğünü ve hemen sandviçini yemek istediğini söyledi. Çantamdan çıkardığım sandviçlerin birini Kerem’e, birini de Cenk’e verdim. Bana,

“Ee sana kalmadı, al şurdan sen de ye, aç aç yüzülmez!” deseler de, ben bunu geri çevirdim ve cilveli bir şekilde,

“Erkeklerimi doyurayım da bu bana her şeyden çok keyif verir!” dedim.

Bu lafın üstüne Kerem bana tavırlı bir şekilde bakıyordu. Fakat bunu bildiğimden hiç onun tarafına dönmedim ve Cenk’le sohbete devam ettim. Bir süre sonra Kerem sırtını kaşımamı istedi, ben de tabi ki seve seve kaşımaya başladım. Derken Cenk,

“Benim sırtımı kaşıyan kimse yok tabi!” dedi.

Öyle sevimli ve masum bir şekilde söylemişti ki bunu, Kerem’in sırtına bir şaplak indirip,

“Yeter, sıra Cenk’te!” deyiverdim.

Kerem bu durumun üstüne iyice sinirlenmişti ve öfleyip püfleyerek çantadan bir bira çıkardı. Güya onun ne kadar sinirlendiğini anlamamı istiyordu. Ama bugün hiçbir şeyin beni durdurmasına izin vermeyecektim. Cenk’in sırtını kaşırken, zaman zaman kollarına doğru uzanıyor ve kaslarını okşuyordum. Tabi ki bunu yaptığımı Kerem’e çaktırmıyordum, çünkü bana daha fazla sinirlenip kalkıp gitmesi işime gelmezdi.

Sırt kaşıma faslı bittikten sonra bağdaş kurup oturdum ve Cenk’le kendime birer bira açtım. Kendiminkini hızlı hızlı içip bitirdikten sonra, Cenk’in birasının daha başlarında olduğunu gördüm. Cenk havanın çok sıcak olduğundan ve biranın sahilde çok çabuk ısındığından yakınıyordu. Onunla uğraşmak için birasını kumdan alıp bacaklarımın arasına koydum ve klitorisime dayadım. Cenk bir süre sonra olayı anlayıp,

“Biramı ver!” diyerek, şişeyi ucundan tutarak bacaklarımın arasından çekip aldı.

Bir kaç saniye sonra ben şişeyi tekrar alıp daha sıkı bir şekilde kasıklarıma dayadım ve bacaklarımla sıkıştırdım. Yine ucundan çekip almaya çalıştı, fakat başaramayınca gövdesinden tutarak şişeyi çıkardı, böylece elleri bacaklarıma değmişti.

Bir süre bekledikten sonra yine aynı numarayı yaptım, fakat bu sefer şişeyi içime almak istiyormuşçasına amıma bastırdım. Bir yandan biranın soğukluğu hoşuma gidiyor, bir yandan da sevgilim yanımdayken başka bir adamla gizliden gizliye oynaşıyor olmanın keyfini sürüyordum. Cenk şişeyi almak için elini uzattığında, kendimi biraz geri çektim ve

“Vermem ki!” dedim. O da,

“Ben de zorla alırım!” dedi ve iki elini birden bacak arama daldırdı.

Yarağının aksine, ince ve uzun olan parmakları amımı boydan boya okşamıştı. Aldığım keyfi size anlatamam! Hayatımda ilk defa Kerem’den başka bir erkek amıma dokunmuştu. İstemsiz bir şekilde gözlerim kapandı ve 1-2 saniyelik o zevkin tadını çıkardım. Amım vıcık vıcık olmuştu, fakat bira zaten bikinimi ıslattığından farkedilmiyordu.

Biraz daha sohbet ettikten sonra denize girmeye karar verdik. Bu arada saat de ilerlemişti ve güneş batmaya başlamıştı. Cenk,

“Siz önden gidin, ben de bir sigara içip geliyorum!” deyince, Kerem’le ikimiz yüzmeye başladık. Kerem sinirli sinirli kulaç atıyordu, ben de salak ayağına yatıp,

“Ne oldu? Neden bu kadar sinirlisin sen?” diye sordum. Aldığım cevap ise hiç beklemediğim bir şeydi:

“Cenk’e bu kadar çok vermek istediğini bilseydim, daha önceden bir ortam ayarlar seni ona siktirirdim, ona kur yapıp durmana gerek yok, fırsat olsa o seni zaten dünden siker!” dedi. Ağzım açık kalmıştı,

“Tamam o zaman beni ver ona, bu gece onunkinin tadına bakmak istiyorum!” diye karşılık verdim. Ama Kerem kendisi de olmadan asla izin vermeyeceğini, ancak grup sikilirsem razı olacağını söyledi ve

“Kabul ediyor musun?” diye sordu. Ben de tamam anlamında gözlerimi kırptım. O anda da Cenk yanımıza gelmişti, fısır fısır ne konuştuğumuzu sordu. Heyecandan kalbim ağzımda atıyordu o anda. Kerem hemen,

“Hadi yüzme yarışı yapalım!” dedi.

Kabul ettik, fakat Kerem sırt üstü yüzecekti, ben normal, Cenk ise dipten gidecekti. Yarışmaya başladık, hepimiz delice yüzüyorduk. Bir ara Cenk’i arkamda bıraktığımı gördüm, Kerem ise benim önüme geçmişti ve bana bakıp sırıtıyordu.

Derken Kerem aniden durdu, sırtüstü yüzdüğünden yüzü bana dönük haldeydi. Onun durduğunu görünce ben de durdum ve arkamdan gelen Cenk de aniden sudan fırlayıp benim arkamdan yüzeye çıktı, fakat üçümüz de birbirimize o kadar yakındık ki, benim göğüslerim Kerem’e değiyor, Cenk’in nefesini ise ensemde hissediyordum.

Arada kaldığımdan hiç bir yere kıpırdayamadım. Durduktan iki saniye sonra Kerem kasığını bana doğru itti ve klitorisime sürttürerek geri gitmemi sağladı. Doğal olarak götüm arkamda duran Cenk’in aletine yapışmıştı. Kerem sapıkça gülüyordu, Cenk ise halinden memnun bir şekilde hiç istifini bozmadı. Sanki bir saniye içinde ikisi anlaşmışlar ve beni aralarına alıp sıkıştırıyorlardı.

Kerem’in biraz daha bastırmasıyla birlikte Cenk’e iyice dayandım ve bu sefer Cenk olayı anlamış olacak ki, o da arkamdan bastırmaya başlamıştı. Tüm bunlar birkaç saniye içinde olmuştu, ancak ben o sırada hayatımda ilk kez kendimi tost oluyor gibi hissettim ve bunun bir kadının yaşayabileceği en büyük haz olduğunu anladım.

Resmen amım ve götüm iki yarağın arasında eziliyordu. En sonunda öyle bir bastırmışlardı ki, amımın dudakları da götümün yanakları da birbirinden ayrılmış ve aralarına iki dolgun sik girmişti.

Etrafta insan olup olmadığına baktım, kimsecikler yoktu, üstelik karanlık da olmuştu. Seri bir şekilde Cenk’e dönüp göğüslerimi bikinimden dışarı çıkardım ve ona doğru salladım. Cenk’in gözleri fal taşı gibi açılmıştı. Göğüslerimi aynı hızla yerine soktum.

Ardından etrafa tekrar bakıp kimsenin olmadığından tamamen emin oldum ve bu sefer suya dalıp tek bir hareketle ikisinin mayosunu birden aşağı sıyırdım. Artık iyice karanlık olduğundan suyun içinde hiç bir şey göremiyordum, ama elimde hissettiğim doluluk bana yetmişti.

Kerem’in yarağını tutan elimin parmakları birbirine değerken Cenk’in aletini tutan elim kapanmıyordu bile. Suyun içinde kendi kendime (İşte yarak dediğin böyle kalın olacak, muhteşem bir sikiş beni bekliyor bu gece!) diyordum. Bunları düşünürken de elimdeki yarakları aynı anda çekmeye başlamıştım. Suyun yüzeyinden bir,

“Oohhhh…” sesinin geldiğini duydum, fakat bunun hangisinden geldiğini anlamamıştım. Nefesim yettiğince çekip ardından yüzeye çıktım. İkisinin de siki halen ortadaydı ve hızla sertleşiyorlardı. Aslında Kerem o sırada umrumda bile değildi, fakat sevgilim olduğu için ve onu küçük düşürmemek adına Cenk’e ne yapıyorsam ona da aynısını yapmam gerektiğini düşündüm. Yine de aklımdaki tek şey Cenk’in yarağının tamamen sertleşmiş halinin nasıl olacağıydı.

Bu sefer suyun dibine dalmadan elime aldım ve ikisine de uzun uzun 31 çektim. Cenk’in yarağı sertleştikçe uzuyordu, neredeyse iki elimle çekmem gerekecekti. Kalınlığı ise daha da artmıştı ve suyun üstünden baktığım zaman elimin içinde devasa bir organ görüyordum. Yıllardır Kerem’in sikinin büyük olduğunu sanmıştım ve kendi kendimi mahrum bıraktığım şeyler için kısa bir kızgınlık hissettim.

Artık o zerre kadar çekingenliğim de gitmiş, kendimi tam bir orospu gibi hissediyordum. Tek istediğim erkeklerimi doyurmaktı. Bir süre sonra bir ailenin sahilde yürüdüğünü gördüm, yanlarında çocukları da vardı, fakat karanlıkta bizim oyun oynadığımızı sanacaklarından emin olduğum için durmak aklıma bile gelmedi.

En sonunda Kerem’in sikinde kasılmalar hissettim ve soğuk suyun içinde bir anlık bir sıcaklık bütün elimi kaplayıverdi. Kerem’in gözleri kaymıştı. Erkeğimi boşaltmış olmak bana gururla karışık bir haz vermişti. Spermleri suda dağılıp tüm vücuduma bulaşmıştı. Tüm bunların keyfini sürerken halen Cenk’e 31 çekiyordum. Fakat Cenk kulağıma eğilip,

“Beni elinle boşaltmayı düşünüyorsan sabaha kadar çekmen gerekir. Ben daha sıcak ve dar yerleri severim!” dedi ve elini bikinimin içine daldırdı.

Kolu tam klitorisime baskı yapıyordu, eli ise götümle amım arasında kalmıştı. Bir hışımla baş parmağını amıma, orta parmağını da götüme soktu ve beni tek koluyla havaya kaldırdı. O anda öyle bir çığlık attım ki, göt deliğime daha önce hiçbir şey sokmamıştım ve hissettiğim acıyla bütün motivasyonum bozulmuştu.

Elimi Cenk’in kocaman yarağından çektim ve kendimi zar zor ondan kurtarıp Kerem’in boynuna atladım. Bir süre orda dinlenip göt deliğimin acısının geçmesini bekledim… Kerem kulağıma sessizce,

“Halen yapmak istediğinden emin misin?” diye sordu. Bir an tereddüt ettim, fakat bu fırsatı kaçıramazdım,

“Evet, ama evde yapabilir miyiz?” dedim. Bana sadece evet anlamında göz kırparak cevap verdi ve Cenk’e,

“Hadi ortak, eve gidelim!” dedi.

Üçümüz de kıyıya doğru hızla yüzmeye başladık. Hayatımda bu kadar hızlı yüzdüğümü hatırlamıyorum. Bir çırpıda kıyıya çıkıp, eve koştuk…

Eve giden yolu adeta uçarak gitmiştim. Bir yandan götümün sızısı halen devam ederken, bir yandan da kalbim yerinden çıkacakmış gibi atıyordu. Biraz sonra iki erkeği birden doyuran bir kadın olacak olduğumu bilmek beni çılgınca azdırmıştı.

Anahtarı daha eve gelmeden 50 metre önceden çantamdan çıkarmıştım ve hızlı bir şekilde kapıyı açıp kendimi içeri attım. Onlara,

“Ben hemen çok kısa bir duş alıp geliyorum!” dedim.

Amacım tabi ki duş almak değildi, bacaklarımın kıllarını jiletle çok hızlı bir şekilde aldım. Göğüslerime buz gibi su tuttum ve onları dirileştirmeye çalıştım. Kendini müşterilerine hazırlayan bir fahişe gibi hissediyordum kendimi.

Bir yandan da korkuyordum, çünkü bugün götümün de sikileceğinden emindim. Kerem’le bunu daha önce hiç yapmamıştım ve nazik olacaklarını umuyordum. Çıkmadan önce götüme biraz sıcak su tutayım, biraz da kendi parmağımı sokayım ki alışmış olsun diye düşündüm. Ancak tam parmağımı götümün deliğine sokarken Cenk banyonun kapısını açtı, beni öyle görünce,

“Benim için mi alıştırıyorsun bebeğim?” diye sordu.

Bense utanmıştım, sessizce başımı salladım. Küçük adımlarla duşa geldi ve elini arkama uzattı, elimi oradan çekip kendi göğsüne dayadı, bana zorla kaslarını okşatıyordu. Diğer eliyle ise kalçalarımı sıkıyordu. Bunu Kerem’den öğrendiğinden emindim, çünkü o bunun beni en çok azdıran şey olduğunu bilirdi.

Cenk bir süre daha kalçamı, bacaklarımı ve sırtımı okşadı. Bense elimi onun karın kaslarında, kasıklarında gezdiriyordum. Yine de henüz o kalın yarağına dokunmamıştım ama. Gözlerim kapalı, hayatımda ilk defa Kerem’den başka bir erkeğin vücudumu okşayışının, beni sikilmeye hazırlamasının keyfini sürüyordum. Cenk,

“Kerem çok şanslı ve ağzının tadını da iyi biliyormuş!” dedi.

Ben halen ellerimi sessiz bir şekilde sırtında gezdiriyordum, sanki transa geçmiştim. Cenk’in ellerini göğüslerimde hissettiğimde ise fitilim ateşlenmişti, gözlerimi açıp onun göğsünü öpmeye başladım, dudaklarımın bir kaç santim altında atan kalbini hissediyordum.

Birkaç öpücükten sonra klitorisime bir sertliğin değdiğini hissettim ve kendimi ona doğru itip, daha iyi hissetmek istediğimi belli ettim. Sonra yavaşça dizlerimi kırıp öpücüklerimi aşağı kaydırdım ve dişlerimle mayosunu tutup dizlerine indirdim.

İşte koca yarak önümde sallanıyordu, üstelik taşakları sıcaktan gevşeyip aşağı sarkmış ve iki dev gülle gibi bacaklarının arasını dolduruyorlardı. Önce taşaklarını avucuma aldım ve tartar gibi yapıp, toplarını sıkmaya başladım. Diğer elimin tek parmağıyla da yarağının üstünü ve altını okşuyordum. Zaten yarı sertleşmiş olan yarak önümde dev gibi olmuştu ve artık tamamen kalkık vaziyetteydi.

İki elimin parmaklarını birleştirip onu kökünden tuttum ve ağzımı kocaman açtım. İstediğim şey, Cenk’in, yarağının ancak iki elle tutulduğunda sarılabilecek kadar kalın olduğunu görmesiydi. Aklımca onu ödüllendirmiş oluyordum.

Kafamı ileri ittim ve sonunda o dolgun yarağı ağzıma almıştım. O an duyduğum mutluluğu şu anda anlatamıyorum, ancak amımdan sıcacık bir miktar suyun aktığını hatırlıyorum. Yarağın kafası ağzımdayken dilimi etrafında çeviriyordum. Benden emmemi istedi ve o anda öyle bir emmeye başlamıştım ki, Cenk refleks olarak kendini bir anda geri çekti. Fakat nafile, bütün gün düşünüp durduğum o yarağı bırakmayacaktım. 1-2 dakika kadar emip durdum. Cenk ise,

“Biraz daha em!” dedi. Ve yine ikiletmeden emmeye başladım.

Önümde güçlü bir erkek duruyordu ve o ne derse yapmak zorunda olduğumu, onun sahibim olduğunu hissetmeye başlamıştım. Ellerimi yarağından çektim ve saçımı tepeme toplayıp, Cenk’in elini saçlarımı tutması için çektim. Beni saçlarımla yönetmeye başlamıştı.

Dilim damarlı yarağının üstünde geziyordu, zaman zaman yavaşlıyordum ve sonra tekrar hızlanıyordum. Durmadan kan pompalayan o damarların şişkinliğini dilimde hissetmek beni göklere uçurmuştu. Kerem’in yarağı bu kadar damarlı olmadığından hiç damar yalamanın bu kadar zevk vereceğini düşünmemiştim.

Köküne doğru dilimi kaydırdım ve sonra da taşaklarına ufak ama sert dil darbeleri atmaya başladım. Bir elimle onları tutup aşağı çektim ve yumurtalarını emmeye başladım. Zevk verdiğim erkek çıldırmışçasına inliyordu. Bana iltifatlar etmeye ve hayatında gördüğü en iyi saksocu olduğumu söylemeye başladı. Ben de bu sözün hakkını verip yeniden sakso çekmeye başladım.

İşi iyi öğrenmiştim, Kerem beni adeta eğitmişti yıllardır, bu yüzden dişlerimi hiç hissettirmeden, fakat dilimle de baskı yaparak ağzımı sikmesini sağlıyordum. Bir süre sonra saçlarımı çekmeye başladı ve ben durdum. Şimdi o güçlü yarağı kendisi ağzıma bastırıyordu, bu arada da bir elini yanağıma koymuş, ağzıma sığmayan o yarağın yanağımı nasıl esnettiğini hissetmeye çalışıyordu. Ancak bu kadar kalın bir yarağı tamamen ağzıma almamın imkanı da yoktu…

Ben kendimden geçmiş bir şekilde sakso çekerken, ani bir şekilde gözüme bir kumaş bağlandığını hissettim. Bunu yapanın Kerem’den başkası olmayacağını bildiğim için kendimi bıraktım. Artık olan biteni görmüyordum. Tek hissettiğim vücuduma akan ılık su ve ağzımdaki etli, damarlı, sert ve sıcak yaraktı.

Cenk saçlarımı kenara çekip kendi yarağını ağzımdan çıkardı ve ağzıma daha küçük bir yarak girdi. Kerem’inki de sertleşmiş, kazık gibi olmuş bir sikti, fakat Cenk’inki kadar güçlü hissettirememişti kendini. Saçlarımı tutan el değişti ve ağzımdaki yarağın sahibi sevgilim Kerem kafamı yönetiyordu bu sefer.

O sırada Cenk de bir elimi alıp kendi yarağına götürdü ve 31 çektirtmeye başladı. Ben mesajı alınca elimi kendim oynatmaya başladım ve onu çekiştirerek Kerem’in yanına getirdim. Şimdi iki yarak yanyana önümde uzanıyordu ve kendimi pornolardaki kızlar gibi hissetmeye ve daha da azgın, iştahlı bir şekilde yalamaya başlamıştım.

İkisinden de, ‘Aah, Ohh’ sesleri gelmeye başlamıştı. Daha çok inlemelerini ve zevk aldıklarını duymak istiyordum, onun için ellerimi iki yarağın üstünde gezdirip tekrar ağzıma almaya başladım. Özellikle emmeye çalışıyordum, çünkü biliyorum ki, yarak emildikçe daha çok kan doluyor ve daha kalın hale geliyordu. Abartısız 10 dakika kadar daha sırayla ikisine sakso çekip durdum. Ara ara,

“Beni dağıtın bugün, amımı götümü parçalayın, orospunuz yapın beni, tüm deliklerime fışkırtın döllerinizi, sonsuza kadar sikin beni, muhteşem yaraklarınızla doyurun beni!” diyordum.

Bu arada o kadar azmıştım ki, artık amımdan bir volkanın lavlarının aktığını hissetmeye başlamıştım.

“Lütfen, artık sikin beni, içime yarak istiyorum, yalvarırım beni sikin!” diye ağlıyordum.

Bunun üzerine Kerem arkama geçti ve beni kaldırıp yürümeye başladı. Yatağa doğru gittiğimizi anlamıştım. Kucakta gezen küçük bir kız gibiydim ve hiç bir şey göremiyor olmak çok zevkliydi. Bir süre yürüyünce durdu ve beni yavaşça indirmeye başladı.

Fakat aşağı inerken birden bire amımın dudaklarının yarrağa değmesiyle açıldığını hissettim. Sıcak ve ıslak deliğim genişlemeye, hızlı bir şekilde büyümeye başlamıştı. Derinden, incecik bir sesle iç çektim, ardından da “Iııahhh!” sesi çıkıverdi ağzımdan istemsiz bir şekilde. Yarrağın sahibi ise uzunca bir nefes vermişti.

Amımın girişindeki bu yarrağın Cenk’in olduğunu bilmek beni deli etmişti. Kerem benim inlememin üstüne bir kaç saniyeliğine durdu ve sonra yine aşağı kaydırmaya başladı. Ben aşağı indikçe amımdaki yarağın da tüm sertliği ve kalınlığıyla içimde kaydığını hissettim. Santim santim içime aldığımı hissediyordum. Yavaş bir şekilde içimde ilerlediği için de hiç acı çekmeden alabiliyordum.

Ben bunları düşünürken Kerem beni aniden kollarından bıraktı ve bir anda Cenk’in kasıklarına düştüm. O bilekten bile daha kalın yarak içimi doldurdu, sanki bir tokmağın beton duvara vurması gibi amımın tavanına çarpmıştı ve o anda amımın içinde hiçbir boş yerin kalmadığından emindim. İşte o anda amımın yırtıldığını sandım. Attığım çığlık halen kulaklarımda ve aynı çığlığın arasında Cenk’in,

“Oohh, sonunda…” deyişini duydum… Kerem gözümdeki bağı çıkardı ve

“Artık bakabilirsin, ilk gördüğün manzara bu olsun istedim!” dedi.

Kerem’in dudaklarını öyle bir öpmüştüm ki, bunu bana yaşattığı için ona nasıl teşekkür edeceğimi bilmiyordum. Gözüm ışığa alışana kadar bekledim. Bu sırada Cenk amımın içindeki yarağını kasıp gevşetiyor ve rahmime dayanmış olduğunu bana hissettiriyordu.

O kasarken Kerem elimi alıp karnıma koydu, parmaklarımı içime doğru bastırdı ve hayalini bile kuramayacağım şekilde içimdeki yarağın hareketlerini elimde hissediyordum. Kerem’in bu yaptığı amımı kullanmam için beni ateşledi.

Ayaklarımı Cenk’in bacaklarının içine doğru kıvırıp, kontrolü elime aldım ve hoplamaya başladım. Amımın şimdiye kadar hiç hissetmediği bir zevk alıyordum ve Cenk’in kulağına fısıldayarak,

“Ben daha önce hiç sikilmemişim!” dedim.

Altımdaki aygır bu lafımla çıldırdı ve beni belimden tutup yarrağına bastırıp amıma gömmeye başladı. O anda dünyada ben ve beni siken Cenk dışında kimse yoktu benim için,

“Harika yarrağın var Cenk, bana hayatım boyunca sen çak, beni orospun yap ve her canın istediğinde koy amıma. Artık sahibim sensin, hep senin bu kalın yarağına hizmet etmek istiyorum!” dedim.

Bunları söylerken Kerem’in de odada olduğu aklımdan uçup gitmişti, ama ona baktığımda, o da halinden memnun şekilde 31 çekiyordu. Dev bir yarak tarafından sikiliyordum ve hayatımda bundan daha büyük bir mutluluğu bana kimse yaşatmamıştı…

Cenk ellerini arkamdan omuzlarıma dayadı ve beni kendine doğru bastırdı. Ardından beni güçlü bir şekilde döndürüp altına aldı. Bunları yaparken amımdan hiç çıkmamıştı ve sonra durup bacaklarımı göğsüne dayadı. Kendini geri çekip yarağını amımdan çıkardı, içimde oluşan boşlukta rüzgarlar estiğini hissettim. Size amımın deliğinin nasıl büyüdüğünü şöyle anlatabilirim, o anda Cenk’in çıktığı yere Kerem’inki kadar iki tane yarağı aynı anda alabilirdim.

Cenk’e,

“Sikilmeye doymayacağım bugün, amımın içini sen doldur, döl banyosu yaptır bana erkeğim!” dedim ve dememle birlikte Cenk tekrar amıma daldırdı o koca yarrağını.

Amımı öyle hızlı tokmaklıyordu ki, konuşurken sesim titriyordu ve cümle kurmakta zorlanıyordum. Bacaklarım havada ve amım çatır çatır sikiliyordu. Cenk’in sarkık taşakları ise götümün yanaklarına çarpıyordu ve aldığım zevk katlanıyordu. Cenk,

“Seni daha sert sikmemi ister misin?” diye sordu.

Tek yapabildiğim “Hı-hı!” diye inlemek oldu. İşte asıl sikiş o anda başlamıştı! Göğüslerime uzanıp beni kendine çekiyordu, bir yandan da,

“Sana her gün pompalamak lazım, yarağımın hastası yapacağım seni orospu!” diyordu.

İnlemelerimin eşliğinde ben de kendimi ona itiyordum ve Cenk’in yarağını daha çok içime almak için uğraşıyordum. O sırada Kerem elimi alıp sikine götürdü ve

“Biraz da bana çalış!” dedi.

Şimdi amımı Cenk’e bırakmıştım ve iki elimle birden sevgilim Kerem’in yarağını ve taşaklarını sıvazlıyordum. Fazla geçmeden de ağzıma aldım. Ve işte artık tam bir grup olmuştuk, iki erkeğin birden beni sikmesi hayallerimin gerçek olması düşünceleri eşliğinde, bir yandan Kerem’in yarağını yalayıp, bir yandan amımı kasıp gevşetiyor, bir yandan da,

“Bütün deliklerimi doldurun, neremi isterseniz sikin!” diyordum…

Cenk amımı yaklaşık 20 dakikadır sikiyordu ve henüz ne bir kasılma ne de boşalacağına dair belirti vardı. Bense amımın kaslarının titremeye başladığını hissettim ve hemen ardından o titreme tüm vücuduma yayıldı. O anda resmen bilincim kapanmıştı, tek hissettiğim amımın içinde ileri geri hareket edip duran sertlikti.

İnlemelerim adeta çığlığa dönüşmüştü, boğazımdan hırıltılı ve ince sesler geliyordu. Cenk’in taşakları götüme, kasıkları baldırlarıma, yarrağının başı ise rahmimin girişine dayandıkça, orgazmımın şiddeti artıyor ve süresi uzuyordu.

Biraz kendime gelmeye başlamıştım ki, ağzımdaki Kerem’in yarağını sadistçe ısıra ısıra emdiğimi farkettim. Kerem de kendinden geçmiş halde, gözlerini kapatmış ve başını arkaya atmıştı. Orgazmımın etkisi geçtiğinde biraz durmamızı istedim, nefesimin yerine gelmesini ve kontrolümü kaybetmeden keyif almaya devam etmek istiyordum.

Fakat Cenk’in durmaya niyeti yoktu. Bacaklarımı yan tarafa kaydırıp, beni de yan yatırdı. Şimdi bacaklarım üst üste bindiği için amım arada sıkışmış ve daha dar bir hale gelmişti. Yarağını içimden çıkarıp biraz bekledi, o arada amımın kapanmaya başladığını hissettim, fakat hızlı bir şekilde tekrar açıldı, çünkü kalın yaraklı erkeğim taşaklarına kadar tekrar gömmüştü amıma.

Kerem de klitorisimi okşuyordu. Tekrar havaya girmeye başlamıştım, ama bir süre sonra Cenk amımdan çıktı ve ayağa kalktı. Kerem de bana,

“Kalk bakalım yataktan!” dedi…

Dediğini yapmıştım. Cenk amıma yumuldu ve klitorisimi çılgınca yalamaya başladı. Hiç yorulmadan dil atıyordu. Amım daralmaya başlamıştı, Kerem ise göğüslerimi ve kalçamı okşuyordu.

Cenk bir süre sonra kalkıp boynumu öpmeye başladı, Kerem de kalçalarımı ısırıp, arkadan amıma parmağını sokuyordu, bir yandan da göt deliğime baskı yapıyordu.

İşin nereye gideceğini anlamıştım, ama sesimi çıkarmadım, çünkü istiyordum bunu yapmayı. Biraz daha beni öpüp koklayıp azdırdıktan sonra Kerem beni koltuk altlarımdan tutup kaldırdı. Bacaklarımı kendiliğimden Cenk’in beline doladım ve kollarımı da Keremin ensesine atıp, ona dayandım. Cenk’in elleri ise götümdeydi, beni taşıyordu.

Fakat ister istemez götümün yanakları birbirinden ayrılmış, göt deliğim de ortaya çıkmıştı. Kerem Cenk’in yarağını tuttu ve kafasını amıma sürtüp sıvımı yarağın her yerine yaydı, daha sonra da amımın deliğine dayayıp beni kendi elleriyle Cenk’in kasıklarına bastırdı. Neden bilmiyorum ama sevgilimin beni kendi elleriyle başka bir erkeğe siktirmesi çok hoşuma gitmişti.

Amım tekrar dolduğunda ciğerlerimdeki bütün nefesi Cenk’in dudaklarına bıraktım ve onu eme eme öpmeye başladım. Benim bu hareketime cevap olarak Cenk de amıma koymaya başlamıştı yine. İçime girerken kıvrılabilecek kadar yumuşamış olan yarağı amımın dudakları arasında tekrar şişmeye başlamış, bir süre sonra da keser sapı denen kıvama gelmişti…

Kerem’in arkamda birşeyler yaptığını hissettim. Ardından gözlerimi tekrar bağladı. Yine hiçbir şey göremez hale gelmiştim. Böyle sikilmek çok zevkliydi, ne zaman ne olacağını bilmemek çok tahrik edici bir şeydi.

Ben halen Kerem’in boynuna sarılırken, o bir şeylerle ilgileniyordu. Ardından göt deliğime bir şey sürdüğünü hissettim, yağ gibi bir şeydi, fakat sürmesiyle birlikte bir sıcaklık da gelmişti. Kerem kulağıma eğilip,

“Isıtıcı etkili!” dedi ve güldü.

Bense neler olacağını merak ederek konuşmuyordum, sadece “Ihhh!”, “Ahhhh!” gibi sesler çıkarıyordum. Kerem’in hareketlerinden elinde kalan yağı da yarağına sürdüğünü anladım ve hemen sonrasında arkamda, kafası götüme sürtünüp duran sikini götümün deliğine bastırmaya başladı.

Cenk de bu arada boş durmuyor ve hızlanarak güzel bir tempoda amımın derinliklerinde kendine yeni yerler açıyor, amımın duvarlarının her noktasına sürtünüyor, klitorisime yaptığı baskıyla da beni şehvet basmasına sebep oluyordu.

“Küçücük amcığımı ne hale getirdin hayvan herif!” deyip ısırdım Cenk’in dudağını.

O ise bu dediğime sinirlenip, amıma sokuşlarını sertleştirdi, beni daha da sert sikmeye başladı. Aldığım zevkin etkisiyle kendimi biraz daha aşağı bıraktım ve götüm daha da açıldı, bu sayede Kerem’in siki de sonunda götüme biraz girebilmişti. Ben çok acıyacağını düşünürken hiç canım yanmadı ve

“Daha fazla sok!” diye emrettim ona.

O da hiç bekletmeden sikini yarısına kadar soktu götüme. O sırada aldığım zevk şimdiye kadar yaşadığım hiç birşeye benzemiyordu. Resmen iki deliğim birden doluydu ve ikisinin arasındaki deri o kadar gerilmişti ki, neredeyse yırtılacaktı.

Kerem öylece biraz bekledi ve yarağını biraz daha yağladıktan sonra tamamını gömdü göt deliğime. O anda ikisi birden durdular, çünkü gözlerimi yummuştum ve zevkten ağlıyordum. Birkaç saniye sonra,

“Devam edin lütfen!” diyebildim.

Aynı anda ikisi birden, biri amıma, diğeri götüme sokup çıkarmaya başladılar ve benim için de hayatımın en güzel anları başlamıştı. Sevgilime her zaman sikmek istediği göt deliğimin bekaretini vermiştim, amımda ise hayal bile edemeyeceğim kadar güçlü bir yarak kayıyordu.

İkisi öyle güzel bir tempo tutturmuşlardı ki, bir Cenk giriyordu amıma, tam o yarısını çıkarmışken Kerem köküne kadar girmiş oluyordu götüme. İki yarağın kafalarının içimde birbirine sürtündüğünü hissediyordum. Bu pozisyonda birkaç dakika daha sikildim.

İkisinin de nefesleri boynumu ve ensemi yalıyordu. Cenk dudaklarımı öpüyor, Kerem de omuzlarımı ısırıyordu. Kerem’in çıkardığı seslerden götümü sikmesinin çok hoşuna gittiğini anlamıştım. İki erkeği aynı anda doyuruyor olduğumu bilmek ise beni benden alıyordu…

Derken Kerem götümden çıktı (erken boşalmamak için yapmıştı bunu), Cenk ise halen amımı sikmekle meşguldü ve bu kadar uzun süre boşalmaması beni mest etmişti. Sonra beni sıkıca kavradı ve ayaklarım yere değmeden yatağa uzandı, tabi ki ben de ona yapışık şekilde üstünde yatıyordum. Tüm bunları gözüm kapalı yaşamak çok güzel bir deneyimdi.

Amımdaki yarak tekrar kaymaya başlamıştı, ama şimdi yumuşak hareketlerle yavaş yavaş sikiyordu beni Cenk. Bunu yaparken de sırtımı okşuyordu, saçlarımı kokluyordu, beni azgın bir aygır gibi sikmesinin yanında aşık bir adam gibi de sikebileceğini gösteriyordu.

Biraz sakinleşmiştim, kalbimin hızı da hafiften azalmıştı. Tam rahatlamıştım ki, kalçalarımın Cenk’in elleri tarafından ayrıldığını hissettim ve götüme giren yağlı, sıcak ve sert sikin etkisiyle ufak bir çığlık attım. Kerem sikini birden köküne kadar götüme sokmuştu, ama çok keyif vermişti bu bana.

Başta hiç kıpırdamadan bekledi, Cenk’in hareketleriyle zaten kasılıp gevşeyen amımın kaslarına şimdi götümün kasları da eklenmişti. Cenk’e durmasını söyledim, biraz bekledim ve sonrasında kendimi ileri geri hareket ettirmeye başladım. Ben sallandıkça iki yarak da aynı anda deliklerimden çıkıyor ve geri gitmemle ikisi birden dolduruyordu deliklerimi. İnleyerek yeniden orgazm olmuştum, bütün vücudum titriyordu, amımdan sular aktı ve bu ıslaklıkla daha keyif almaya başlamıştım.

Benim orgazm inlemelerime iki erkeğim de dayanamadı ve kendileri pompalamaya başladılar. Kerem,

“Götünü daha önce niye sikmemişim ki ben senin? Yıllardır boşuna bu zevkten mahrum kalmışım!” diye kendi kendine konuşuyordu. Cenk de,

“Ben böyle dar bir am daha sikmedim şimdiye kadar, bakire kız amı gibi!” dedi.

Benden böyle bahsedilmesi çok hoşuma gitmişti, bu konuşmalar zevkime zevk katıyordu. Kısa süre içinde konuşmalar sadece inlemelere dönüştü, ben ise artık bağırıyordum adeta. İkisi de artık iyice hızlanmışlardı, hiçbir şeye mecalim kalmamıştı ve kendimi ikisinin yaraklarına teslim etmiş şekilde zevk denizinde yüzüyordum, kaçıncı kez orgazm olduğumu ise unutmuştum…

Ne kadar sürdüğünü bilmediğim bir süre sonunda amımdaki yarağın kasılmaya başladığını hissettim. Cenk dilini ağzıma sokmuş, beni vahşice öpüyordu ve ağzıma attığı dil darbeleri eşliğinde amımın içine boşalmaya başladı. Cenk boşalırken,

‘Aaahh, Ohhhh’ diye inlerken, ben de,

“Doldur içimi döllerinle, hamile bırak beni, dölle beni erkeğim, akıt içime hepsini!” diye diye tekrar titremeye başlamıştım.

Cenk’in boşalması bitmek bilmiyordu. Kerem 3-4 kez fışkırttığında boşalması bitmiş oluyordu, ancak Cenk belki 10 defa kasılıp döllerini fışkırtmıştı içime!. İçimdeki döllerin miktarı o kadar fazlaydı ki, rahmime doğru aktığını hissedebiliyordum. Minik amcığıma sığmayan döller ise amımın dudakcıklarından yatağa akıyordu. Amımın duvarlarının Cenk’in dölleriyle kaplanması beni mest etmişti,

“Teşekkür ederimmm…” diye ağlayarak öptüm Cenk’in dudaklarını.

Kerem ise halen götümde gidip geliyordu, ama şimdi daha yavaş kaymaya başlamıştı. Ve sonunda o da götümün derinliklerine fışkırttı döllerini. Boşalması bitince de yavaşça çıktı götümden…

Cenk’in yarağı halen içimdeydi, inmişti ama halen dolduruyordu içimi. 1 dakika kadar onun üstünde yattıktan sonra, Kerem yanağıma eğilip öptü ve

“Hadi gel seni yıkayayım bir güzel!” dedi.

Zaten o anda Kerem ne dese yapacak şekilde minnettardım ona. Beni Cenk’in üzerinden kaldırıp duşa götürdü ve alnımdan öptü. Nedense o anda mahçup olmuştum. Kerem’e tam, bana bu deneyimi yaşattığı için teşekkür edecektim ki, beni susturdu ve tekrar alnımdan öptü. Sonra da duşa sokup güzelce yıkadı beni…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir